14 Eylül 2008
13 Eylül 2008
Fenerbahçe - Hacettepe
Normalde maç bittikten sonra sinirimin geçmesini beklerim, geçmezse o konuda ne konuşurum ne yazarım. Eğer blogu takip edenlerdenseniz dikkatinizi çekmiştir. Bu maça kadar sustum. Sabır dedim. Olur dedim, futbol hatalar oyunu dedim ama yeter! Vallahi yeter billahi yeter!
Bir kere bu takım ve oyuncuları ne sahaya dağılmayı biliyor, ne nereye koşacağını. Top sahanın neresine gelse rakip bizden en az bir kişi fazla. Bu nasıl oluyor? Top rakipteyken sahaya nasıl dağılacağını bilmiyor oyuncular. Belki de biliyorlar da işlerine gelmiyor. Ekmeğini bu işten kazanan, bu derece önemli bir takımda oynayan oyuncuların yerleşme hatası yapmasının imkanı yok! Olmamalı...
Geçen seneden beri söylediğim bir şey var. Az da olsa alan daraltabilen takımlara karşı top oynayamıyoruz. ayağı top yapan tek isim Alex! Bir de bu sene şans bulmaya başlayan, ne zaman ne yapabileceği ve yapacağı belli olmayan Kazım Kazım. Topu kullanamıyorsanız topun sizde olmasının hiç bir mantığı yok! Alex ve Kazım dışındaki orta sahayı sayıyorum. Maldonado, Uğur Boral, Burak Yılmaz, Selçuk Şahin, Ali Bilgin... Söyler misiniz bana hangisi topla oynayabiliyor? Bu listede saymadığım isimler var, evet. Mesela Emre... Emre'nin arka arkaya 2 maç oynaması ihtimal dışı gibi görünüyor. Josico hakkında yorum yapmak için çok erken. Tümer bu sakatlıktan tamamen kurtulabilecek gibi gözükmüyor.
Biraz bu hafta oynayan futbolcuları ele alalım. Geriden başlayalım, en geriden. Kalecimiz Volkan'dan. Bu adam bir türlü uslanmadı. Takımını eksik bırakmaktan usanmadı. Yetenekli kaleci ama bazen öyle hatalar yapıyor ki bu Volkan olamaz diyorsunuz. Her dilde küfür etmeyi bildiği gibi şimdi de çenesini tutamama hastalığı başladı. Penaltı kaçtı zaten ya sus! Eğer illa bir tepki vermek istiyorsan, hakemin üstüne gitmeden olduğun yerde yukarıyı göster, herkes ne demek istediğini anlayacaktır zaten. Bir sonraki maçta kalecimiz Volkan Babacan. Sakın abi Volkan'ın bu özelliklerini alma. Büyük Volkan'ın bir diğer özelliği de, abuk subuk toplara şekilli planjonlar yaptığı halde, atlasa tutabileceği topları izliyor. Bildiğin izliyor ya!
Sağ bekimiz, Gökhan Gönül. Onu tartışmak saçma olur. Gerçekten çok iyi bir futbolcu. Bu aralardaki yoğun maç temposu ve o kanatta milli takımda da, Fenerbahçe'de de ona yardım eden oyuncu bulunmadığı için yorgun düştü. Milli takımın ve Fenerbahçe'nin gelecekteki sağ tarafı bu adama emanet olacak. İnşallah hep üstüne koyarak ilerler.
Can Arat. Ben Can'ı çok severim, bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Fakat Fenerbahçe'de oynayacak tecrübesinin hala olmadığını düşünüyorum. Bu akşam da yanıltmadı beni maalesef. Öncelikle toplara nasıl gireceğini bilmiyor. Hatırlar mısınız bilmem, geçen sene bir maçta rakibinin yükselip kafayla vurduğu bir topu ayakla uzaklaştırmaya çalışmıştı. İşte tam da bahsettiğim bu. Rakibi karşısına aldığında, topa nasıl hamle yapması gerektiğini bilmiyor. Fiziği bir defans oyuncusu için oldukça müsait. Örneğin hava toplarında etkili, ama nasıl etkili? Top geliyor, Can takipe vurdurmuyor lakin kendi vurduğu top rakibe gidiyor. Böyle olduğu zaman hiç bir anlamı yok. Topu bildiğin süsüyor adam. Havaya doğru! Bugün Can ile ilgili olumlu bir şey söylemek için elimden geldiği kadar uğraştım. Fakat sanırım tek söyleyebileceğim, topu oyuna iyi sokabildiği... Kendi kalesine gol atması, her ne kadar hatalı olsa da, bunları yazmam için sebep değil. İlk golde yaptığı hata ise affedilemez. Kendini geliştirmesi lazım.
Edit: Topa hatalı çıktığı maçları hatırlayamamıştım. Sağolsun Muhder yardımcı oldu.
bkz. 2006-2007 Fenerbahçe-sivasspor maçı servet'in attığı kafa golüne ayakla çıkılması.
bkz. 2007-2008 Fenerbahçe-gaziantep maçı de nigris'in golüne ayakla çıkılması.
bkz. 2008-2009 hacettepe-Fenerbahçe maçı topa baldırlı çıkış
Yasin Çakmak. Rize'deyken bir kaç maçta izlemiştim. Haliyle izlediğim maçlar 3 büyüklerle oynadıkları maçlardı. Böyle maçlarda Çaykur Rizespor tarzı takımları bilirsiniz. Stoperler rakip santraforu kucağına alır, ona top oynatmamak için elinden geleni yapar. Takım olarak da futbolu öldürdükleri için bir süre sonra rakip doldur boşalta döner. O zaman ekmeklerine yağ sürülür. Hava toplarını bir bir toplarlar. İşte böyle bir takımda iyi oynuyordu, hakkını teslim edelim. Gel gelelim Fenerbahçe hiç bir zaman öyle bir takım olmadı. Olamaz da, çünkü orta sahası her zaman hücumu düşünen oyuncularla dolu. Dolayısıyla orta saha önde olduğu için defansın da ona yaklaşması gerekiyor ve Yasin gibi defanslar arkasına bir top gelirse, takip etmekten başka bir şey yapamıyor. Bunun örneklerini geçtiğimiz senelerde de görmüştük. Can ile olan uyumsuzluğuna değinmek istemiyorum. Kaç kere bir arada oynadılar da uyumlu olsunlar. Fenerbahçe'nin alışık olmadığım bir düşüncesi vardı bugün, ofsayt taktiği. Onu uygulamada bir kaç kez hata yapsa da görmezden gelinebilir. Şimdilik... Çünkü daha ciddi sorunlar var.
Roberto Carlos. Pas diyorum. Onun futbolculuğuna dil uzatmak haddime değil.
Haftalardır konuşmak istediğim adama geliyor sıra. Uğur Boral! Bir futbolcunun sakatlık yaşamadığı halde bir kaç ayda bu kadar değişim göstermesini aklım almıyor. Uğur afedersiniz ama 3 haftadır rezalet bir futbol oynuyor. Ne defansta, ne hücumda hiç bir etkinliği yok. Ayağına aldığı topları basit paslar dışında eziyor. Bugün bir asist yapmış olabilir, tebrikler ama genele bakarsak durum böyle. Maçı izlediğim ortam gürültülü olduğu için tam duyamadım. Sanırım Uğur çıkarken ıslıklandı. Onun da buna tepkisi küfür etmek oldu. Bir kere şu ıslık olayından vazgeçilmesi lazım. Her ne kadar sinirlenilirse sinirlenilsin, ıslık olmamalı. Tepki olacaktır. Tepki olmalıdır! Hep destek tam destek sloganı tepki vermeme anlamı taşımaz, taşıyamaz. Sadece bunun yerini, zamanını ve şeklini iyi ayarlamak gerekir. Her neyse Uğur'a dönelim. Bugün gereksiz yere zorlamaları da vardı sahada. Örneğin bir pozisyonda solda top isteyen bir arkadaşına pas vermeyip, gol atmasının çok zor olduğu bir yerden şut attı. Belki pas verse pozisyon golle sonuçlanabilirdi. Geçen sene de vardı bu inadı. Özellikle şampiyonlar liginde. Ama o zamanlar yapabiliyodu. Daniel Alves'e yaptıkları daha dün gibi. Böyle oynarsa bu takımda yeri yok, ama kendine gelecektir. En azından öyle umuyorum.
Maldonado. Geçen seneye göre bir gelişme olduğu ortada. Olabildiğince dikine oynamaya çalışıyor. Hücumda biraz daha etkili olma çabasında. En azından bu sene orta sahayı tereddütsüz geçiyor. Defansif olarak da bu sene iki stoperin arasında oynamaktan vazgeçmiş. Biraz daha önde oynuyor. Fakat şahsen benim istediğim tarzda bir önlibero değil. Hızlı değil mesela. Ortalama bir oyuncu yanından geçip gidebiliyor. Yavaş bir oyuncunun yavaşlığını kapatması için fizik gücünün iyi olması lazım. Gel gelelim o da yok. Omuz omuza mücadeleye girip de kazandığını görmedim. Göreniniz varsa haber etsin, özür dileyeyim. Bir dakika... Bu saydığım özellikler... Sanki biri vardı böyle. Neydi ya adı, böyle esmer bir çocuktu. Heh buldum; Appiah!
Josico. İlk izlenimlerim ne olumlu, ne olumsuz. Sanırım bu maçta biraz daha önde kullanılabilirdi. Ön libero değil de orta sahanın ortası gibi. Ya da Maldonado ile anlaşıp, veya anlaştırılıp(!) biraz daha önde oynatılabilirdi. Zamana ihtiyacı var. Henüz takıma katılalı 2 hafta oldu. Sakatlığı yüzünden sezona iyi hazırlanamadı. Bu takımla hazırlık maçına dahi çıkmadı. Bu sebepler yüzünden kredisi var. Bekleyip göreceğiz, her zamanki gibi...
Kazım Kazım. Müthiş yetenekli. Bire birde kolay adam eksiltebilen, iyi orta yapabilen bir adam. Fakat her maç bu yeteneklerini göstermiyor bize. Saklıyor. Her maç gösterebilirse tadından yenmez. Biraz rahat hareketleri var evet. Eğer ki antremanda yapması gerekenleri yapıyor, maçta hocasının söylediklerini uyguluyor, en azından uygulamaya çalışıyorsa istediği kadar rahat olsun. Fenerbahçe'nin top taşıyabilen, iyi bölgelere koşu yapabilen nadir(!) oyuncularından biri. Üstüne koyarak devam etmesi ve Gökhan'ın yükünü hafifletmek için çaba göstermesi dileğiyle.
Alex de Souza. Ne diyebilirim ki. İsteyen koşmuyor desin, isteyen basmıyor desin... Müthiş bir adam. İnanılmaz bir istatistiğin sahibi. Dalga geçiyor rakamlarla. Bugün çok istekliydi. Attı, attırmak için elinden geleni yaptı. Koştu, geiye geldi top aldı. Top taşıdı, mükemmel paslar attı. Sahada futbol oynandığını hatırlattı bize. Hep böyle kal krAlex!
Güiza. Fenerbahçe'ye gelen her forvetin kaderi yalnız kalmak. O da yalnız. Yardıma gelen kimsecikler yok. Sahaya dağılmayı da bilmediğimizden, istediklerini yapamıyor. Geçtiğimiz maçlarda ve bu maçta pozisyonlar kaçırdı. Forvet bu, kaçıracak tabi. Ama bir de şu yönden bakmak lazım; Forvet bu atacak tabi! Yine sabrediyoruz. Hep sabrediyoruz. Ölçüyoruz biçiyoruz. Bir kefeye Kezman'ı bir kefeye Güiza'yı koymaya başladık. Sonumuz hayır olsun diyoruz, yine sabrediyoruz... La Liga gol kralını sahada görmek istiyoruz. Ha bu arada staj yaptığım sırada değinemediğim bir haber vardı kendisiyle ilgili. Sigara içmiş de bira içmiş de vs. Helali hoş olsun. Bir arada rakıyı tatsın, yanına balık istesin. Boğaz manzarasını da eksik etmesin. Bak bakalım ayrılabiliyor mu burdan.
Önder Turacı ile Burak Yılmaz hakkında çok detaya girmeyeceğim. Önder sağ bek değil, bunun anlaşılması lazım. Stoperde hatırladığımız kadarıyla iyiydi. Yavaş yavaş unutmaya başladık. Kendisini orda izlemeyeli baya oldu. Burak Beşiktaş'ta da böyleydi. Çok şey yapmak istiyor ama fiziği ve tekniği izin vermiyor. O da sağ açık değil. Forvette nasıldır hiç izlemedim. Malum Beşiktaş'ta da sağa yakın oynuyordu. Manisa'ya bir sempatim olmadığı için maçlarını takip etmedim. Tembellik evet.
Aziz Yıldırım hakkında da bir kaç şey söylemeli ama onu sonraya bırakıyorum. Bu post biraz fazla uzadı. Şimdilik bu kadar ama gerisi gelecek.
12 Eylül 2008
Hasan Şaş

Spiker- ... Kadıköy'de Şükrü Saracoğlu stadında da, burda Avni Aker'de de rakip takım taraftarlarının en çok tepki gösterdiği futbolcuların başında geliyorsun. Sence bu neden kaynaklanıyor?
Hasan Şaş- Normal. Çünkü takımın iyi futbolcularından biriyim. Moralimi bozmak istiyorlar. Böyle tepkiler çok normal... Ama kafama bir $ey atmasınlar, kafam acıyor çünkü. Saçım da yok. Tamam küfür etsinler, ona bir şey demiyorum ama kafam acıyor artık yani çakmak falan da atmasınlar. Yapacak bir şey yok yani, herkes istediğini demekte özgür.
07 Eylül 2008
Tek yol alkol!
Neyse life goes on!
Şu staj bir bitsin. Sonra Ramazan bir geçsin... Tek yol, ALKOL!
04 Eylül 2008
29 Ağustos 2008
Nihayet!

Dear Haggard-Fans,
please find enclosed the Haggard Newsletter August 2008. There is a lot of
movement at Haggard, and today I am happy to inform you about the following things:
1. RELEASE OF "TALES OF ITHIRIA" TODAY, FRIDAY, 29th of AUGUST 2008
Finally!! The new Haggard-CD „Tales Of Ithiria“ will be in stores today,
29th of August 2008. Next to the normal CD, of course there will also be one
limited edition that comes with a patch.
Here are the links, where you can order the CD:
Normal CD:
http://www.amazon.de/exec/obidos/ASIN/B001BOZ1RQ/drakkarentertain
Limited Box:
http://www.amazon.de/exec/obidos/ASIN/B001CWBP0E/drakkarentertain
In a short time there will also be a live-presentation of the new material.
2. HAGGARDS CD "AND THOU SHALT TRUST THE SEER" WILL BE AVAILABLE AGAIN
Yes, it´s true what you read. The first HAGGARD-CD "And Thou Shalt Trust
The Seer" (1997) will be available in a short time. It will be available as
CD - and now take care - also as LP/Vinyl! There will be more info soon!
3. LIVE DATES / TALES OF ITHIRIA EUROPEAN TOUR 2008
The European Tour will begin in less than a month. Enclosed, you find the
current dates of the tour.
Tickets for the tour you can get at www.metaltix.com .
30.08.2008 D-Losheim, Rock Area Festival
04.09.2008 I-Milano, Rolling Stone
05.09.2008 D-Memmingen, Kaminwerk
06.09.2008 D-Osterburken, Miroque Festival
Presented by ZILLO, LEGACY and LARPZEIT:
TALES OF ITHIRIA-TOUR 2008 - HAGGARD & Special Guest
22.09.2008 CH-Pratteln, Z7
23.09.2008 D-Stuttgart, Röhre
24.09.2008 F-Toulouse, Havana Club (not confirmed)
25.09.2008 E-Bilbao, Rockstar
26.09.2008 E-Madrid, Sala Live
27.09.2008 E-Barcelona, Mephisto
29.09.2008 D-Essen, Zeche Carl
30.09.2008 D-Frankfurt, Batschkapp
01.10.2008 D-Hannover, Musikzentrum
02.10.2008 D-Karlsruhe, Substage
03.10.2008 NL-Alphen aan de Rijn, Het Kasteel
04.10.2008 B-Vosselaar, Biebob
05.10.2008 D-Köln, Essigfabrik
17.10.2008 D-Osnabrück, N8
18.10.2008 D-Bremen, Aladin/Tivoli
19.10.2008 D-Ottweiler (Saarland), Schlosspark
21.10.2008 D-München, Backstage
22.10.2008 D-Nürnberg, Hirsch
23.10.2008 D-Magdeburg, Factory
24.10.2008 D-Berlin, K17
25.10.2008 D-Bad Salzungen, Pressenwerk
26.10.2008 D-t.b.a.
27.10.2008 D-Hamburg, Markthalle
28.10.2008 D-Schwerin
29.10.2008 D-Cottbus, Cellardoor
30.102.008 CZ-Prag, Abaton
31.10.2008 D-Erfurt, Zentrum
01.11.2008 A-Wien, Planet Music
13.11.2008 I-Trevisio, New Age
14.11.2008 I-Roma, Alpheu
15.11.2008 I-Piacenza
16.11.2008 SLO-Ljubljana
17.11.2008 HU-Budapest, A38
18.11.2008 ROM, Cluj-Napoca, Cultur Hall
19.11.2008 SER, Belgrad
20.11.2008 GR-Thessaloniki
21.11.2008 GR-Athen
24.11.2008 UKR-Kiew, CCA NAU
4. WIN A MEET-AND-GREET ON THE UPCOMING HAGGARD TOUR
You can win 3 MEET AND GREET´s on the upcoming TALES OF ITHIRIA TOUR.
If you win, you plus 3 of your friends will get in the concert for free.
You will meet Haggard backstage and party with them.
Just send the city and the location (see tourdates) with the subject
"Meet and Greet" to:
meetandgreet@haggard.de
and tell us, why you have to be the one that has to win the meet and
greet with Haggard.
5. LATIN AMERICA TOUR
It is planned to do the next Latin America tour in January 2009. Countries
(until now): Mexico, Venezuela, Chile, Colombia, Brazil, Panama.
More infos will follow.
6. NEW MERCHANDISE
In some days you can find new merchandise at www.haggard-shop.de . For the
tour we have new things there, as new shirts, jewellery, rings, pendants,
lanyards, patches, stickers, posters, buttons, calenders etc.
It´s worth to take a look!
7. WEBSITE RELAUNCH AT 03rd OF SEPTEMBER 2008
I´ll keep it short: The new Haggard website will be online at 03.09.2008.
We are waiting for your visit at www.haggard.de .
Ok, that´s it for now.
Greetings & see you soon on tour,
Haggard
Asis Nasseri
http://www.haggard.de
asis@haggard.de
http://www.myspace.com/haggard2007
http://www.myspace.com/asisnasseri
26 Ağustos 2008
Senden Benden Bizden
Şu staj denen merete hala ısınamadım. Bu hafta hayırlısıyla 4. haftayı bitiriyorum. Kalıyor 2 hafta. Geçer mi? Geçmez. Hele ramazanda geçer mi? Hiç geçmez!- Sağlık problemlerimiz de var efendim. Mideyi aldırmayı düşünüyorum. Bu kadar ağrı, bu kadar bulantı nedendir? Her türlü kocakarı ilacına açığım. :)
- Midemdeki ağrı Gaziantepspor maçında tavan yaptı. Geçen seneki İ.B.B. maçından sonra hastaneye zor atmıştım kendimi. Partizan maçında, Allah korusun, kötü bir sonuç alırsak, gideceğim yer orasıdır. Şimdiden rezervasyonumu yaptırdım. Hiç olmadı seve seve iptal ettiririz canım, mesele değil.
- Galatasaray camiasını transfer politikasından dolayı tebrik ediyorum.
- Kısa kısa yazıyorum. Uzunları staj bitince... Bıktım yahu!
23 Ağustos 2008
Tottenham Haberleri
Zenit yönetimi Tottenham'ı yeniden teklif yapması için yüreklendirmiş. Fiyatta indirime giden yönetim, eğer kabul edilirse süper kupa maçından sonra Arshavin'in Tottenham forması giyebileceğini söylemiş. Bildiğiniz gibi Tottenham Konuşulan rakam £20 milyon! Klasik bir FM'ci tabiri olacak ama, siz o parayı bana verin ben size kimleri getiririm. Advocaat şöyle buyurmuş; "Last year we sold Martin Skrtel to Liverpool for £10 million and now, probably, Arshavin will go to Spurs."- Corluka transferi yeniden açıldı. Manchester City'nin Vincent Kompany ile anlaşmasından sonra, defans oyuncusunun Tottenham'a katılmasının an meselesi olduğu konuşuluyor. Sağ bekte ve stoperde görev yapabilen oyuncu, sakatlığa meyilli değilse faydalı olur. Nitekim Tottenham defansının göbeğinde iki tane 'cam adam' var zaten. Bunlardan biri Ledley King, diğeri Jonathan Woodgate. Kontenjan dolu anlayacağınız...
- Woodgate demişken İngiltere milli takımındaki oynama şansı konusunda; mevkilerinin en iyilerinden 2 oyuncu milli takımda oynuyor. Bunlardan biri John Terry, diğeri Rio Ferdinand. Her zaman forma için savaşmak zorundayım, demiş
- Juande Ramos Berbatov Tottenham taraftarının güvenini tekrar kazanabilir demiş. Bir kaç maç iyi oynayıp, iki üç tane de gol atarsa güven tazeler ve taraftarı memnun eder diye buyurmuş. Gönül istiyor tabi kalmasını fakat aklı başka yerde olan futbolculardan pek hayır görülemediği ortada. Berba'nın imzaladığı Manchester United forması için de, ben menejerlik kariyerim boyunca sayısız forma imzaladım. Sizi destekleyenler önünüze ne koyarsa imzalıyorsunuz. 1 milyon değerinde bir kağıt koysalar bile imzalarsınız. Çok üstünde durmamak gerekir, önemli olan Berbatov'un Bulgaristan milli takımında gösterdiği performanstır demiş.
- Transfer konusuna da değinen Juande, "Tottenham'ın defanslara ve forvete ihtiyacı var. Transfer görüşmeleri zorlu geçiyor ama taraftarlarımız sabırlı olsun." demiş. Bütün tuttuğum takımlar sabır istiyor taraftarlarından transfer konusunda. Hani taş olsa çatlar...
Fenerbahçe - Gaziantepspor
Süper lig nihayet başlıyor. Fenerbahçe açılışı Antep'te yapacak. Bu maç serilerden birinin mutlaka bozulacağı bir karşılaşma olacak. Bildiğiniz gibi Sarı Kanaryalar son 4 sezondur açılış maçlarını kazanamıyor. Fakat bir de şu var ki, son 7 sezonda Gaziantepspor'u her maçta yenmişiz. İnşallah şeytanın bacağını kırar, lige galibiyetle başlarız.
Bu maçta takımların ortak rakibi sıcaklar olacak. 39 dereceyi bulan sıcaklar maç her ne kadar 21.45'de yapılacak olsa da futbolcuları bunaltacaktır. Oyunun zaman zaman durdurulup, futbolcuların su içme ihtiyaçlarının giderilmesi için izin verilmesi doğru bir hareket olacaktır. Geçtiğimiz sezon bunun örneklerini görmüştük.
Fenerbahçe kafilesi; Volkan Demirel, Volkan Babacan, Gökhan, Lugano, Önder, Edu, Yasin, R.Carlos, Maldonado, Emre, Kazım, Burak, Uğur, Gürhan, İlhan, Alex, Semih ve Güiza'dan oluşturulmuş. Fark edeceğiniz üzere Selçuk yok. Yerine oynaması muhtemel isimler Maldonado ve Emre. Emre'nin ufak bir sakatlığı vardı sanırım. En büyük aday Maldonado gibi gözüküyor. Geçen sene alışma dönemiydi vs. gibi şeyler söylemişti. Bakalım bu sene alışabildi mi Şilili. Şunu anlaması lazım. Orta sahayı geçmeden, iki stoperin arasına girerek ön libero olunmaz.
Aziz Yıldırım'ın Gaziantep'e gönderdiği oyuncuları geri çağırması ve Kemal'i Kocaelispor'a vermesi, Antep'li futbolcuları hırslandırmıştır diye tahmin ediyorum. Bu maçı izleme fırsatı bulabilirsem Andre Roberto Da Silva (BETO)'yı daha bir dikkatle izleyeceğim. Sezon başında bir hayli iddialı konuşuyordu. Umarım bu iddiasını bir sonraki haftaya saklar.
Güiza'nın golle başlaması, onun bundan sonraki performansını fazlasıyla etkileyecektir. O yüzden bu maçta gol atsın, yapsın gol sevincini. Alex oynadığı mevkide daha fazla alan bulabiliyor. Yaratıcı gücünü daha fazla sergileyebiliyor fakat, orta sahanın bütün yükü ön liberoya biniyor. Bu maçın da farklı olacağını düşünmüyorum. Semih en çok güvendiğim isimlerden biri. Gerçekten göz kamaştırıyor.
Hayırlısıyla gidip, yenip, gelelim...





