17 Nisan 2008

Haberler


  • Manchester City, Eriksson'un yerine Scolari'nin geleceği haberini yalanladı ve Eriksson'dan memnun olduklarını söyledi.
  • Quaresma; "Porto için oynamaya devam etmek istiyorum. Bu kulübü temsil etmek beni onurlandırıyor."
  • Aston Villa Sorensen'in yerine Cudicini'yi kadrosuna katmak istiyor. Cudicini nihayer düzenli ilk 11 şansı bulabilecek.
  • Real Madrid sözleşmesi 2010'da bitecek olan Robinho ile masaya oturmaya hazırlanıyor. Robinho da kalmak istediğini söyledi.
  • Maxi Rodriguez Juventus'un kendisiyle ilgilendiği haberlerine; "Burada mutluyum ve kalmak istiyorum. Şampiyonlar Ligi'ne gitme şansımız var ve ben bu şansı kaçıramam." dedi.
  • Joe Cole, kariyerini Chelsea'de bitirmek istediğini söyledi.
  • Atletico Madrid Pablo Zabaleta ile ilgileniyor. Heitinga'dan sonra defansa bir takviye daha gelecek gibi...
  • Porto Belenenses'li defans oyuncusu Rolando ile anlaştı.
  • Julio Baptista sezon sonunda Real Madrid'ten ayrılacak. Sevilla'ya geri dönme ihtimali olan oyuncuyu, Real Madrid Dani Alves transferinde kullanmak istiyor.
  • Büyük kulüplerin transfer listesinde bulunan Samir Nasri büyük ihtimalle önümüzdeki sezon da Olympique Marseille forması giyecek.
  • Nihat'lı Villarreal'in oyuncusu Pascal Cygan'ın peşinde Rennes, Lille ve Real Betis varmış. 33 yaşındaki oyuncu hala gözde...

Berbatov yolcu...


Kalıyorum, burada mutluyum demişti bir ara. Umutlanmıştık, kalır diyorduk ama menejerinin açıklamaları üzdü. Menejer'in söylediğine göre Berbatov'un durumu iki ay içinde belli olacakmış. Tottenham sözleşmesini uzatmak için iki teklif yapmış. Gel gelelim Berbatov bir şeyler kazanabileceği bir kulübe gitmek istiyormuş. Bu kulüp de sürekli şampiyonlar liginde oynayan bir kulüp olacakmış. Şimdiden 7-8 kulüp ilgileniyormuş Berba'yla. Almak isteyen için kolay olmayacak bu transfer. Yüklüce bir miktar parayı gözden çıkarmaları lazım. Yolun açık olsun Berba!

15 Nisan 2008

Julius Aghahowa Kayserispor'da!


O bir CM efsanesi. Tsigalko ve Todorov'u gün yüzüyle adam gibi izleyememiştik ama onu izledik ve yine izleyeceğiz! Hem de Türkiye'de! Dün bahsetmiştim Kayserispor'un transfer atağından. Bugün netlik kazandı, daha doğrusu isimler belli oldu. İlk ismimiz Julius Aghahowa!

Julius Aghahowa kimdir?
Championship Manager'dan yeterince tanıyoruz ama bir hatırlatma yapalım. 12 Şubat 1982 Nijerya doğumlu. 1.79 boyun
da. Insurance, Esperance, Shakhtar Donetsk'te oynadı. Şu an Wigan Athletic forması giyiyor. CM'nin scouting hatalarından biri. Eğer öyle olmasaydı şimdi kendisini Real Madrid, Barcelona veya Milan'da oynarken görürdük. Premier Lig'e adım attı fakat tutunamadı.

Diğer isim ise
Salomon Olembe. Onu pek tanımıyorum.

Souleymane Youla


Beşiktaş'tan apar topar ayrılmıştı. İyi oynamıyordu, seyirci baskısını falan bahane etti. Fransa'nın Lille takımını tercih etti. İsabet olmuş efendim. Nitekim kendisi bu sezon oynadığı 15 maçta hiç gol atamadı. Takımındaki defans oyuncularının bazılarının istatistikleri; Nicolas Plestan 23 maç 2 gol, Staphan Lichsteiner 30 maç 4 gol, Franck Beria 33 maç 1 gol, Peter Franquart 14 maç 1 gol... Sanırım bir yerlerde yanlışlık var. Takımın forvetlerinin attığı gol sayısı toplam 9! Defanslar ise 8 gol atmış. Oldu olacak orta sahayı da söyliyim; 18 gol!

'The Perfect One'


Tottenham'ın başına Martin Jol'dan sonra geçen Juande Ramos, takımda neleri değiştirdiğini şöyle anlattı: "Öncelikle takımda 'dokunulmaz' olarak görülen kişileri değiştirdim. Basın tarafından eleştiri alsam da iyi çalışan herkesin bu formayı giyebileceğini gösterdim. Benden önce yaptıkları hiç bir şeyi yaptırmadım veya devam ettirmedim. Eğer bir sahada idman yapıyorlar ve sahayı belli bir kapıdan terk ediyorlarsa, başka bir sahada antreman yapıp onları farklı bir kapıdan yolladık. Futbolcuların programlarını, yeme içme programlarını da değiştirdim. Önceki her şeyi unutmalarını ve hiç olmamış gibi davranmalarını istedim."
Böyle köklü değişiklikler için büyük bir zamana ihtiyaç vardı. Zaten bu sezondan umut kesildiği için çalışmalarını gelecek sezona göre planladı sanıyorum. Araya bir de kupa sıkıştırıp 9 senelik hasrete son verince gelecek sezon için umutlu olmamak elde değil.

Ryan Giggs


Yaşayan futbol efsanelerinden biri. Muhteşem sol ayağı ve zekasıyla taraflı tarafsız herkesi kendine hayran bıraktı. Futbolu ne zaman bırakacağı sorusuna; "Futbolu bırakmam için bir kaç sebebim olabilir. Bu işten zevk alamazsam, vücudum el vermezse ya da performansım çok düşerse... Bu kriterlerden biri sağlandığında hiç düşünmem futbolu bırakırım. Ama şu an iyi performans gösteriyorum ve çok büyük keyif alıyorum. Futbol yaşamımdan sonra belki menejerliği düşünebilirim ama şimdilik sadece futbol oynamaya odaklandım. Takımımla bir sezon daha sözleşmem var. Olur da futbolu bırakmak zorunda kalırsam, kariyerimi kimseninkiyle değişmem." dedi. Performansı çok alt düzeye inmediği sürece bırakmamalı bence. Manchester United efsanelerinden biri o. Başka bir takımda oynamadı çünkü. Yeteneğine hayranım.

Torres finalde Barcelona'yı istiyor.


Liverpool'un İspanyol yıldızı yaptığı açıklamada, Şampiyonlar Liginde kendilerini zor karşılaşmaların beklediğini zöyledi. Öncelikle Chelsea maçına odaklanmaları gerektiğini belirten El Nino, turu atlamaları durumunda Barcelona ile eşleşmelek istediğini söyledi. Barcelona - Manchester United maçı hakkında; "Heyecan verici bir maç olacak. İki taraf da atak futbol oynamayı seviyor. Lige baktığınız zaman Manchester pek fazla puan kaybetmedi. Şampiyonlar liginde galip gelmeleri gereken maçları hiç bir zorluk yaşamadan kazandılar. Barcelona ile eşleşmek bizim için ideal bir durum olur. Öncelikle Chelsea maçına odaklanmalıyız, zor bir maç olacak." dedi.

Louis Van Gaal


Galatasaray'ın teknik direktör adaylarından biri. Sayfalarca not tutan tenik direktör ekolünden geliyor. Hatta öyle ki takımı gol attığında notlar elinde, yedek kulübesinden fırlayıp bir kaç saniye sevindikten sonra notlarına birşeyler ekleyerek yedek kulübesine döndüğünü bilirim. Tam bir taktisyen. AZ Alkmaar'ın kısıtlı kadrosuyla yaptıkları ortada. Lig TV'nin haberine göre koyu bir Galatasaraylıymış. Zaten olmasa şaşardım, Fenerbahçe istese koyu bir Fenerli, Beşiktaş istese doğuştan Kartal olacaktı. Galatasaray ile şimdilik 1 kez görüştüğünü, onun da tanışma amaçlı olduğunu söylemiş.

Louis Van Gaal kimdir?

8 Ağustos 1951 Hollanda doğumlu. Ahım şahım bir futbolculuk kariyeri olmasa da teknik direktör olarak iyi yerlere geldi. Hocalık kariyerine futbola başladığı yer olan Ajax'ta başladı. 6 sene çalıştıktan sonra Barcelona'ya geçiş yaptı. 3 yıllık Barcelona macerasına 2 yıl Hollanda milli takımında görev alarak ara veren Van Gaal, tekrar Barcelona'ya döndü. Dönüşü uzun sürmedi(1 yıl) ve AZ Alkmaar'ın başına geçti. Hala da orda fakat sözleşmesi sezon sonunda bitiyor.

14 Nisan 2008

Penaltı pozisyonu


Mağlumunuz Ankaraspor maçında bir penaltı krizi yaşadık. Alex ve Kezman, ikisi de kariyerli ve tecrübeli oyuncular... Kenarda Zico, futbolculuğuna kimse bir şey diyemez, hoca olarak da yaptıkları ortada... Gel gelelim sahada öyle acemice bir iş yapılıyor ki, rakibin şampiyonluk umutları iyice artıyor. Takımın penaltıcısı belli, Alex! Fakat Kezman efendi geliyor topu istiyor. Yahu penaltıdan bir gol atınca Avrupa'nın büyük takımları peşinden mi koşacak? Bırak atsın işin 'ustası'! Yada sonradan girip ben de gol attım, Semih'ten iyiyim mesajı mı vermeye çalışıyorsun? Yapma gözünü seveyim.
Penaltı kullanış stiline gelince, Sevilla maçında das korkutmuştu beni ama o zaman attı. Bu sefer de korkuyordum, korktuğum başıma geldi. Ağları delmeye mi çalışıyorsun evladım? Kaleyi mi sökeceksin yerinden? Eşşek kadar kale, seç bi köşe yuvarla oraya, al sana mis gibi gol! Spekteküler bir penaltı atmak istiyorsan, yaprak vuruşu yap, neden abanıyorsun?
Forvet dediğin adam istediğin kadar yetenekli olsun, penaltı kaçıramaz arkadaş! Hele ki dışarı vuramaz! Sen önünde kimse yok, kaleci çizgiye hapisken gol atamıyorsan neyi atacaksın? Kezman'ı çok severdim Fenerbahçe'ye gelmeden önce. Geldiğinde de çok sevinmiştim. Gel gör ki kredisini öyle bir tüketti ki, artık gidebilir. Hatta gitsin! İsterse bundan sonraki her maçta 10'ar tane gol atsın, farketmez.
Alex pozisyon için şunları söylemiş: "Hakem penaltı noktasını gösterince hemen yerimi aldım ancak Kezman benden topu istedi. O, istedikten sonra benim kendisini geri çevirmek gibi bir davranışım olamazdı. Çünkü, bu sefer de aralarında problem var şeklinde spekülasyonlar doğacaktı. Bu nedenle Kezman'ın atışı kullanmasına izin verdim. Gerçekte onun benden topu istemesi hataydı."
Zico'nun bu olaya müdahale etmemesi de çok ilginç. Kenardan bir ıslık çalsa, Kezman'a bırak o topu dese, şimdi bunların hiç birini konuşmamış olacaktık.

Henri Saivet


Fransa'nın yeni yıldızı diyorlar onun için. 26 Ekim 1990 doğumlu, yani neredeyse 91'li! Bordeaux forması giyiyor. Bordeaux tarihinin en genç profesyonel sözleşme imzalayan oyuncusu. Thierry Henry'e benzetiliyor stili. Kolay kolay yıkılmayan, teknik özellikleri yüksek ve bir o kadar da hızlı bir futbolcu. İzlemeye doyamayacağımız bir yetenek daha yetişiyor. Arsene Wenger hemen duymuş tabi bunu, Arsenal kadrosuna katmak için uğraşmaktaymış. İnşallah katamaz. Her neyse aşağıda kendisi hakkında ufak bir referans verebilecek video var. Daha fazlasını YouTube'da bulabilirsiniz.



 
^

Powered by BloggerFlamboyant Striker by UsuárioCompulsivo
original Washed Denim by Darren Delaye
Creative Commons License