Dawson'ın ile hakem arasında nasıl bir diyalog geçmiş olabilir ki?
03 Ocak 2011
O an #5
Dawson'ın ile hakem arasında nasıl bir diyalog geçmiş olabilir ki?
17 Nisan 2010
C'mon you Spurs!
Tottenham zorlu maçları arka arkaya oynuyor. Geçtiğimiz hafta kendi sahasında Arsenal'i ağırlayıp 2-1'lik bir skorla uğurlamıştı. O maçtan bu yana Gomes'in performansı hala konuşuluyor. Ayrıca Tottenham tarafında Aaron Lennon'ın antremanlara çıkmasına rağmen bu maçta oynama ihtimali yok. Uzun bir sakatlık döneminin ardından sahalara dönebilir. Gel gelelim Niko Kranjcar bileğindeki sakatlık yüzünden sezonu kapattı. Bu sezonki başarılı form grafiği göz önüne alınırsa Tottenham adına önemli bir eksik. Bu sezon 8 golü vardı. Bir diğer önemli eksik Wilson Palacios. Cezalı olduğu için bu maçta forma giyemeyecek.Chelsea'de ise sakatlıktan kurtulan Ashley Cole büyük ihtimalle maça yedek başlayacak. Bosingwa ve Essien'in dizinden, Carvalho'nun ise bileğinden sakatlığı sürüyor. Essien'in yokluğunun Tottenham için büyük avantaj olduğunu söylemeye gerek yok. Chelsea kadrosu onun yokluğunu en iyi şekilde atlatabilecek kaliteye sahip.
Harry Redknapp maç öncesinde; 'Çok formdayız. Son 7 maçta 6 galibiyet aldık. Taraftarımızın da desteğiyle bu maça hazırız.' demiş. Az önce de belirttiğim gibi Arsenal galibiyeti ilaç gibi geldi.
İstatistiklere gelirsek:
- Chelsea Tottenham'a karşı aldığı 21 galibiyet, 66 gol ve 75 puanı Premier Lig'de başka hiçbir takımdan alamadı.
- Tottenham 2006 yılındaki 2-1 kazandığı maça kadar Chelsea karşısında 32 maç kazanamadı. Bu bir rekor.
- Spurs kendi sahasındaki son 9 maçta yenilmedi. Ayrıca son 4 maçını da kazandı. Harry Redknapp yönetimindeki en uzun serilerden biri bu. En uzunu ise geçen sene 13 maç kendi evinde yenilmemiş olmaları.
- White Hart Lane'de bu sezon kalesinde 11 gol gördü Tottenham. Manchester United ile birlikte ligin en az gol yiyen takımı. (kendi sahasında)
- Çok kötü bir istatistik daha var. Tottenham 2000'den sonra oynadığı 64 büyük maçtan (Manchester United, Chelsea, Arsenal) sadece 4'ünü kazandı.
- Chelsea son 4 maçını kazandı.
- 85 golle Premier Lig'in en fazla gol atan takımı. Son 15 maçlarının hepsinde gol atma başarısı gösterdiler.
- Chelsea Premier Lig'deki 150. deplasman maçına çıkacak.
- Tottenham son 17 Chelsea maçında 3 kez kendi sahasından gol yemeden ayrıldı.
- İki takımın oynadığı son maçı Chelsea 3-0 kazanmıştı.
- Bu sezon Chelsea 30 farklı oyuncu oynattı. Sadece Portsmouth bu rakamın üstüne (33) çıkabildi.
- Tottenham'da en fazla gol atan isimler Jermaine Defoe (17'si ligde olmak üzere 23 gol) ve Crouch (7'si ligde olmak üzere 12 gol).
- Chelsea'nin en golcüleri ise Drogba (25'i ligde olmak üzere 32 gol), Lampard (17'si ligde olmak üzere 22 gol)
- Tottenham'ın kalan maçları: Chelsea(k), Manchester United(d), Bolton(k), Manchester City(d), Burnley(d)
- Tottenham 61 puanla 5. sırada. Arkasında 1 maç fazlasıyla 56 puanda olan Liverpool var. Üstünde ise bugün Manchester United'la karşılaşacak olan Manchester City 62 puanla yer alıyor.
- Chelsea'nin kalan maçları: Tottenham(d), Stoke(k), Liverpool(d), Wigan(k)
- Chelsea 77 puanla zirvede yer alıyor. Takipçisi Manchester United'ın 73 puanı var. Arsenal 71 puanla şampiyonluk yarışından uzak.
- Tottenham'ın son maçtaki kadrosu (Arsenal, Kendi sahası, 2-1): Gomes, Assou-Ekotto, Dawson, King, Bale, Kaboul, Huddlestone, Modric, Rose (Bentley 46), Pavlyuchenko (Crouch 88), Defoe (Gudjohnsen 67)
- Chelsea'nin son maçtaki kadrosu (Bolton, Deplasman, 0-1): Cech, Paulo Ferreira, Alex, Terry, Zhirkov, Ballack, Mikel, Lampard, Kalou (Joe Cole 77), Drogba, Anelka (Malouda 67)
- Tottenham'ın muhtemel 11'i: Gomes, Kaboul Dawson, Bassong, Assou-Ekotto, Bentley, Huddlestone, Modric, Bale, Defoe, Pavlyuchenko
- Chelsea'nin muhtemel 11'i: Cech, Ferreira, Terry, Alex, Zhirkov, Mikel, Lampard, Joe Cole, Deco, Malouda, Drogba
10 Nisan 2010
Tottenham's going to do it again
Bir Tottenham marşıyla attık başlığı. Wembley'de oynanacak bu maçın biletleri çoktan bitti. İlk 4 mücadelesi veren Tottenham'la, kötü bir sezon geçiren Portsmouth karşı karşıya gelecekler.
- Tottenham'da çok fazla eksik var. Ledley King, Vedran Corluka, Michael Dawson ve Tom Huddlestone'ın oynayıp oynamayacakları henüz belli değil. Aaron Lennon ve Jermaine Jenas sakat. Kyle Walker ve Younes Kaboul daha önce bu kupada başka takım formasıyla oynadıkları için forma giyemeyecekler.
- Portsmouth'da Nadir Belhadj, eski Tottenham'lı Kevin-Prince Boateng ve Papa Bouba Dioup bu maçta oynayabilecekler. David James ise antremanlara başladıysa da, durumu kesin değil.
- Harry Redknapp maç öncesinde, bu sezon iki amaç için mücadele ettiklerini, ikisini de gerçekleştirirlerse çok iyi bir sezon geçirmiş olacaklarını söyledi. Eğer gerçekleştiremezlerse de ileriye doğru önemli adımlar attıklarını belirtti. Portsmouth'un eski menejeri olduğu için bu maçın ne kadar zor geçeceğini biliyor. Ellerinde kalan tek şans bu taraftarlarını sevindirmek için.
- Avram Grant, bu sezon saha dışında olan olayların onları etkilediğinden bahsetti. Bu turu geçmelerinin zor olduklarını bildikleri halde, motive olmanın onlar için çok kolay olduğunu söyledi. Son 4'e kalmanın çok iyi olduğunu ama ilk 2'ye kalmanın her zaman daha iyi olduğunu belirtti.
- Portsmouth son 3 sezonda 2. kez bu kupayı müzesine götürmek istiyor. Hafızam beni yanıltmıyorsa bir önceki kupayı Harry Redknapp yönetiminde almışlardı.
- Portsmouth ayrıca küme düşen fakat FA Cup'ta finale çıkan 6. takım olmanın peşinde. Bu şekilde finale çıkan son takım 1997'de Middlesbrough'ydu.
- Tottenham bu kupayı daha önce 8 kez müzesine götürdü.
- Yarı finali geçenler £900,000 elenenler ise £450,000 alacaklar. FA Cup'ı kazanan takım ise £1,800,000 alırken ikinci £900,000 alacak.
- İki takım arasındaki 47. karşılaşma olacak. Bu maçların 19'unu Tottenham, 11'ini Portsmouth kazandı.
- Tottenham son 3 maçtır Portsmouth'a yenilmiyor. (2 galibiyet, 1 beraberlik)
- Ayrıca Tottenham FA Cup'ta karşılaştıkları 3 maçın hepsini kazandı. Bu galibiyetlerden sonuncusu 19 yıl önce Fratton Park'taydı.
- Spurs ligde son 9 maçtır yenilmiyordu ama geçtiğimiz hafta Sunderland'e 3-1 yenilerek bu seriyi bozdular. Ligde onlar için zorlu haftalar şimdi başlıyor.
- Tottenham 18. kez yarı finale çıkıyor. En sonuncusu 9 yıl önceydi. Bu 18 yarı finalin 9'unda finale kalma başarısı gösterdiler. Kupayı da en son 1991 yılında Nottingham Forest'la oynadıkları final sonucu kazandılar.
- Tottenham'ın Wembley'deki son maçı geçen seneki Carling Cup finaliydi. Bildiğiniz gibi ManU penaltılarla kazanmıştı.
- Harry Redknapp bu kupayı iki farklı takımla kazanan 6. menejer olmanın peşinde. Bu menejerlerden sonuncusu olan Ruud Gullit hem Chelsea (1997) ile hem de Newcastle United (1999) ile bu kupayı kaldırma başarısı gösterdi. 'Arry'nin aldığı bir diğer kupa 1999 yılında West Ham ile aldığı İntertoto Kupası.
- Jermaine Defoe bu sezon Tottenham'ın FA Cup'ta en çok gol atan oyuncusu. Ayrıca Defoe, Crouch, Kranjcar eski takımlarına karşı oynayacaklar.
- Eğer forma şansı bulursa David Bentley 200. maçına çıkacak. Huddlestone'ın oynayıp oynamayacağı kesin değil fakat oynarsa Tottenham forması altında 150. maçına çıkacak.
- Portsmouth ligde oynadığı son 6 maçın birini kazandı, dördünde ise sahadan mağlup ayrıldı. Ayrıca oynadıkları son 3 maçta gol atma başarısı gösteremediler.
- Portsmouth bu kupayı daha önce iki kez kazandı. (1938, 2009) 7. kez yarı finalde boy gösterecekler ve 5. kez finale çıkmayı umacaklar.
- Avram Grant'ın Wembley'deki ikinci maçı olacak. İlk maçınca Carling Cup finalinde Tottenham ile karşılaşmıştı. Tottenham 2-1 kazanmıştı o maçı.
- Portsmouth'un bu kupada 10 golü var ve bu golleri 8 farklı futbolcu kaydetti. Sadece Piquenne ile Utaka'nın 2'şer golü var. Tüm bu gollerin 2'si hariç tümü ikinci yarıda atıldı.
- Kevin-Prince Boateng dışında eski Tottenham'lı olarak Ricardo Rocha ve Michael Brown var.
- Maçı Alan Wiley yönetecek ve NTV Spor'dan canlı yayınlanacak.
- İlginç bir istatistik de şu: Portsmouth'un Tottenham'a karşı kazandığı son maçta golleri Crouch ve Defoe attı.
Tottenham's going to do it again
They can't stop 'em
The boys of Tottenham
The boys from White Hart Lane
03 Ocak 2010
Premier Lig'de olası transferler (Ocak 2010) #3
Stoke City
Bütçe: Oyuncu satışından gelen parayla artacak.
Gelebilecekler: Andy Carroll (Newcastle United, £4m), Jason Roberts (Blackburn Rovers, James Beattie ile takas), Kenwyne Jones (Sunderland, £10m), Jermaine Pennant (Real Zaragoza, £4m)
Gidebilecekler: James Beattie (Blackburn, takas), Dave Kitson (£2.5m), Andrew Davies (£750,000)
Sunderland
Bütçe: £20m
Gelebilecekler: Maynor Figueroa (Wigan, £6m), Robbie Keane, Michael Dawson, Alan Hutton (Tottenham Hotspur, takas), Adam Johnson (Middlesbrough, £6m), Nathaniel Clyne (Crystal Palace), Marouane Chamakh (Bordeaux, £4m), Kevin-Prince Boateng (£6m, Portsmouth)
Gidebilecekler: Anton Ferdinand (Tottenham Hotspur, takas), Kenwyne Jones (Liverpool, Stoke, Tottenham, £10m), Daryl Murphy (Ipswich veya Hull), David Healy
Tottenham Hotspur
Bütçe: Satışlardan gelecek para ile belli olacak.
Gelebilecekler: David James (Portsmouth, £1m), Sandro (Internacional, £8m), Matthew Upson (West Ham, £12m), Scott Parker (West Ham, £7m), Ryan Babel (Liverpool, takas), Anton Ferdinand (Sunderland, takas), Maynor Figueroa (Wigan, £6m), Kenwyne Jones (Sunderland, £10m)
Gidebilecekler: David Bentley (Atlético Madrid, £8m veya kira), Roman Pavlyuchenko (Liverpool, takas), Alan Hutton (Fulham, Sunderland, £5m veya takas), Robbie Keane (Celtic, Sunderland, £8m veya takas), Michael Dawson (Sunderland, takas)
West Ham United
Bütçe: Satışlardan gelecek para ile belli olacak.
Gelebilecekler: Adrian Mutu (Fiorentina, £5m), Jack Wilshere (Arsenal, kira), bir defans ve bir orta saha oyuncusu
Gidebilecekler: Robert Green (Arsenal, £5m), Scott Parker (Liverpool, Tottenham Hotspur, £7m), Carlton Cole (Arsenal, £10m), Matthew Upson (Man City, Tottenham, £12m)
Wigan Athletic
Bütçe: £1m-5m
Gelebilecekler: Forvet, orta saha oyuncusu ve bir defans
Gidebilecekler: Charles N'Zogbia (Birmingham, £8m), Paul Scharner (Fulham, £2m), Maynor Figueroa (Sunderland, Tottenham, £6m), Ben Watson (QPR, kira), Olivier Kapo (Boulogne, kira), Richard Kingson, Erik Edman (Championship takımları veya yurt dışı)
Wolverhampton Wanderers
Bütçe: £2m + Satışlardan gelecek para
Gelebilecekler: Craig Gardner (Aston Villa, £3m), Lee Carsley (Birmingham City, £500,000)
Gidebilecekler: Matthew Hill, David Jones (Championship takımları)
Premier Lig'de olası transferler (Ocak 2010) #2
Premier Lig'de olası transferler (Ocak 2010) #1
25 Aralık 2009
Gol Krallıkları
Almanya:
1. Stefan Kießling (Bayer Leverkusen) -> 12 gol
2. Lucas Barrios (Borussia Dortmund) -> 9 gol
3. Mario Gomez (Bayern Münih) -> 8 gol
3. Kevin Kuranyi (Schalke 04) -> 8 gol
5. Edin Dzeko (Wolfsburg) -> 7 gol
İngiltere:
1. Jermaine Defoe (Tottenham Hotspur) -> 13 gol
1. Didier Drogba (Chelsea) -> 13 gol
3. Wayne Rooney (Manchester United) -> 12 gol
4. Fernando Torres (Liverpool) -> 11 gol
5. Darren Bent (Sunderland) -> 10 gol
5. Louis Saha (Everton) -> 10 gol
Fransa:
1. Gervinho (LOSC Lille Métropole) -> 11 gol
2. Nene (AS Monaco FC) -> 10 gol
3. Pierre-Alain Frau (LOSC Lille Métropole) -> 9 gol
4. Kévin Gameiro (FC Lorient) -> 8 gol
4. Asamoah Gyan (Stade Rennais FC) -> 8 gol
4. Lisandro Lopez (Olympique Lyonnais) -> 8 gol
İspanya:
1. David Villa (Valencia) -> 12 gol
2. Zlatan İbrahimovic (Barcelona) -> 11 gol
3. Soldado (Getafe) -> 10 gol
3. Higuain (Real Madrid) -> 10 gol
4. Lionel Messi (Barcelona) -> 9 gol
İtalya:
1. Di Natale (Udinese) -> 11 gol
2. Diego Milito (İnter) -> 10 gol
3. Francesco Totti (Roma) -> 9 gol
4. Pazzini (Sampdoria) -> 8 gol
4. Matri (Cagliari) -> 8 gol
Hollanda:
1. Luis Suarez (Ajax) -> 18 gol
2. Bryan Ruiz (Twente) -> 13 gol
3. Mads Junker (Roda JC) -> 9 gol
4. Ola Toivonen (PSV) -> 8 gol
5. Balázs Dzsudzsák (PSV) -> 8 gol
İskoçya:
1. Kris Boyd (Rangers) -> 13 gol
2. Kenny Miller (Rangers) -> 10 gol
3. Scott McDonald (Celtic) -> 9 gol
4. Antony Stokes (Hibernian) -> 8 gol
5. Georgios Samaras (Celtic) -> 7 gol
5. Lukas Jutkiewicz (Motherwell) -> 7 gol
Türkiye:
1. Ariza Makukula (Kayserispor) -> 13 gol
2. Harry Kewell (Galatasaray) -> 9 gol
2. Julio Cesar De Souza (Gaziantepspor) ->9 gol
3. Andre Moritz (Kasımpaşa) -> 7 gol
3. Shabani Nonda (Galatasaray) -> 7 gol
Afrika Kupasına gidenler (Premier Lig)
Afrika kupası oldum olası takımların başını ağrıtmıştır. Bu sezon da öyle olacak şüphesiz. Premier Lig'den Afrika Kupası'na katılacak oyuncular şu şekilde:
Arsenal: Emmanuel Eboué (Ivory Coast), Alex Song (Cameroon)
Aston Villa: Moustapha Salifou (Togo)
Bolton Wanderers: Danny Shittu (Nigeria)
Burnley: André Bikey (Cameroon)
Chelsea: Didier Drogba (Ivory Coast), Michael Essien (Ghana), Salomon Kalou (Ivory Coast), John Obi Mikel (Nigeria)
Everton: Aiyegbeni Yakubu, Joseph Yobo (both Nigeria)
Fulham: John Pantsil (Ghana), Dickson Etuhu (Nigeria)
Hull: Daniel Cousin (Gabon), Seyi Olofinjana (Nigeria)
Manchester City: Kolo Touré (Ivory Coast), Emmanuel Adebayor (Togo)
Portsmouth: Nadir Belhadj, Hassan Yebda (both Algeria), John Utaka, Nwankwo Kanu (both Nigeria), Aruna Dindane (Ivory Coast)
Stoke City: Mamady Sidibe (Mali)
Sunderland: John Mensah (Ghana)
Tottenham Hotspur: Benoît Assou-Ekotto (Cameroon)
Wigan Athletic: Richard Kingson (Ghana)
En çok etkilenecek takım Chelsea ve Portsmouth. Tottenham'da Bassong'un çağırılmaması Londra'da bayram havası yaşattı.
Aynı zamanda kimi genç oyuncular için parlama şansı olacak bu turnuva. Tottenham'dan Gareth Bale, Arsenal'den Aaron Ramsey ve Chelsea'den Daniel Sturridge kendilerini ispatlamak için sahada olacaklar.
Nadir Belhadj Tottenham'a?
Harry Redknapp eski öğrencilerine kafayı takmış durumda. Belki de Portsmouth'u zayıflatmak/zengin etmek istiyor kim bilir. Sıradaki isim Nadir Belhadj. 82 doğumlu sol bek ve sol açıkta oynayabiliyor. Portsmouth'un içinde bulunduğu finansal kriz göz önüne alınırsa satmamak gibi bir düşünceleri olamaz. Harry Redknapp'in sene başından beri söylediği bir şey var; 'Oyuncu almak için birilerini satmamız lazım'. Transfer için tek engel bu gözüküyor. Bunu aşmak için de Pavlyuchenko veya Bentley satılacak. Pavlyuchenko Türkiye'ye gelir mi acaba?
24 Aralık 2009
Fulham - Tottenham Hotspur #1
Fulham geçen hafta Manchester United'ı 3-0 yenerek gazeteler ve internet sitelerinde kendine ayrılan kısmı oldukça genişletti. Yine zorlu bir ekiple karşılaşıyorlar. Harry Redknapp yönetiminde git gide daha fazla forma giren Tottenham deplasmanda puan arayacak. Maç öncesinde blogumuzda adet olduğu üzre biraz bilgi verelim:● Maçın biletleri şimdiden tükendi.
● Fulham'da Simon Davies, Andy Johnson ve Diomansy Kamara'nın sakatlıkları var fakat oynayıp oynamayacakları henüz belli değil. Ki-Hyeon ise kesin forma giyemeyecek.
● Tottenham'da Ledley King'in sakatlığı var. Bir ihtimal oynayabilecek fakat Harry Redknapp'in dizindeki sakatlıktan dolayı uzun vadede faydalanmak için oynatmak istemeyeceğini düşünüyorum. Onun dışında David Bentley, Carlo Cudicini ve Jonathan Wootgate sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyecek. Modric'in de oynayabileceği açıklandı resmi siteden. Özledik vallahi.
● Tottenham ve Fulham 68 kez karşı karşıya geldiler. Bu maçların 33'ünü Tottenham, 11'ini Fulham kazandı. Bu ezici üstünlüğe rağmen Spurs son 7 maçın yanlızca 1'inden galibiyetle ayrılabildi.
● İngilizlerde boxing day diye bir kavram varmış. Ben yeni öğreniyorum. Chrismas'ın ertesi gününe tekabül ediyormuş ve tatilmiş. Tottenham ve Fulham bu 'boxing day' olarak tabir edilen günde ard arda 3. kez karşılaşıyorlarmış. Bundan önceki iki maç White Hart Lane'de oynanmış. Gelenek haline gelecek sanırım bu maçlar. Ayrıca bu boxing day'de Fulham son 5 yılda sadece bir kez puan alabilmiş, o da 0-0 sona eren Tottenham karşılaşması. Tottenham'da ise durum daha parlak. Son 5 yılda sadece Fulham'a puan kaybetmişler.
● Fulham oynadığı son 8 Londra derbisinden puan çıkarmayı başaramamış. Kazandığı son derbi 2-1 biten Tottenham karşılaşması. Bela mısınız olm?
● Tottenham son 2 Londra derbisini gol atamadan kaybetti. (Chelsea ve Arsenal maçları)
Tottenham en son 2005-2006 sezonunun başında 3 maç arka arkaya gol yememeyi başardı.
● Fulham'ın en golcü ismi 6'sı ligde olmak üzere 10 gol atan Zamora. Onu 5'i ligde olmak üzere 6 golle Dempsey takip ediyor. Tottenham'da ise en golcü isim, aynı zamanda Premier Lig'in en golcü ismi Jermaine Defoe. Ligde 12, toplamda 13 golü var bu sezon. Crouch ise 4'ü ligde olmak üzere 8 golle onun biraz uzağında.
● Tottenham'ın 11'i muhtemelen; Gomes, Assou-Ekotto, Bassong, Dawson, Charlie, Lennon, Huddlestone, Palacios, Kranjcar, Defoe, Crouch. Gel gelelim Assou-Ekotto'nun yerine Gareth Bale'in, Palacios'un yerine de Jermaine Jenas'ın oynayabileceğini düşünüyorum ben.
● Fulham'ın 11'i ise muhtemelen; Schwarzer, Konchesky, Hangeland, Hughes, Paintsil, Duff, Murphy, Baird, Dempsey, Gera, Zamora.
17 Aralık 2009
Tottenham: 3 - Manchester City: 0
Bu sene o sene mi?
30 Kasım 2009
Manchester United - Tottenham
Carling Cup çeyrek final karşılaşması yarın Manchester United ile Tottenham arasında Old Trafford'da oynanacak. Geçtiğimiz sezon bu iki takım finalde karşı karşıya gelmişlerdi. Penaltılara giden maçın sonunda kupayı Manchester United kazanmıştı. United'ın penaltılarını Giggs, Tevez, Ronaldo ve Anderson gole çevirmişti. Tottenham'ın penaltılarında ise Corluka atmış O'Hara ve Bentley kaçırmıştı. O'Hara penaltı atışları sonrasında gözyaşlarını tutamamıştı.
Tottenham'ın Manchester United'ı uzun zamandır yenemediğinden bahsetmiştim. En son Old Trafford'ta yaklaşık 20 yıl kadar önce Gary Lineker'in golüyle kazanmışlar.
İki takım şimdiye kadar 170 kez karşılaşmış. Bu maçların 79'unu Manchester, 46'sını Tottenham kazanmış. 45 maç ise berabere bitmiş. Ezici bir üstünlük. United ayrıca son 20 lig+kupa maçında Tottenham'a yenilmiyor. Bu maçların 15'ini kazandılar, geriye kalan 5 maç berabere bitti. Bu istatistik Tottenham'ın 2001'de White Hart Lane'de 3-1 kazandığı maçı kapsamıyor.
Manchester United bu kupayı daha önce 3 kez kazandı. Üçünü de kazanırken takımın başında Sir Alex Ferguson vardı. Ayrıca bu kupada yedikleri son gol geçen sezon yarı finalde Derby'nin attığı goldü.
Tottenham ise son 15 Carling Cup maçında sadece 1 kez yenildi. Bu kupayı 4 kez kazanıp, 3 kez de finalde kaybettiler. Harry Redknapp'in bu kupadaki en büyük başarısı geçen sezon Tottenham ile ikinci olmasıydı.
Peter Crouch 4 golle şimdilik kupanın en fazla gol atan oyuncusu. Bu maçta forma giyer mi bilemiyorum. Harry Redknapp kadroda değişiklik yapmayı düşündüğünü, antremanda çok çalışan isimlere şans verip, bazı oyuncuları dinlendirmek istediğini söylemiş. Kesin olan Ledley King'in bu maçta da oynayamayacağı. Kadrolar yarın netleşir, ona göre bir not düşerim buraya.
Bu arada maçı Kanal A yayınlayacak. Premier Lig'e, Carling Cup'a ve hatta FA Cup'a hasret kalmış arkadaşlar kaçırmasın. Bu güzel ligi şifreli yayınlayanlara da... Neyse bir şey demiyorum. Maç TSİ 22:00'da oynanacak. Yarınki bir diğer karşılaşma Portsmouth ile Aston Villa arasında oynanacak.
Pavlyuchenko Roma'ya mı?
Tottenham'ın mutsuz ve formsuz ismi Pavlyuchenko. Geçtiğimiz sezon da oynayamadığı için mutsuzdu. Bu mutsuzluğu ilk 11'de başladığı bir maçta oyundan alınınca tavan yaptı. Hocasının elini sıkmadan, kulübeye uğramadan soyunma odasına gitti. Her ne kadar özür dilediyse ve yaptığı hareketin hocasına yönelik olmadığını, kendine kızdığını söylese de Harry Redknapp ile aralarına kara kedi girdi bir kere. Roma teklif yapmış. Pavlyuchenko şimdi kulübünden Roma ile görüşebilmek için izin bekliyor. Forvet ihtiyacı ortada olan bir takıma gitmek beklentilerin büyümesi demek. Uzun süredir adam gibi forma şansı bulamadığı göz önüne alınırsa, üstündeki baskıyı kaldırabilir mi giderse? Bunu zaman gösterecek.
FA Cup eşleşmeleri
Tottenham Hotspur v Peterborough United
Brentford v Doncaster
Middlesbrough v Manchester City
Stoke v York
Notts County v Forest Green
Huddersfield v West Brom
Sheffield United v QPR
MK Dons v Burnley
Chelsea v Watford
Nottingham Forest v Birmingham City
Preston v Colchester
West Ham v Arsenal
Villa v Blackburn
Portsmouth v Coventry
Sunderland v Oxford United
Wigan v Hull
Everton v Carlisle
Sheffield Wednesday v Palace
Tranmere v Wolves
Blackpool v Ipswich
Fulham v Swindon
Stockport/Torquay v Brighton
Scunthorpe v Barnsley
Southampton v Rotherham/Luton
Bristol City v Cardiff
Reading v Liverpool
Staines/Millwall v Derby
Plymouth v Newcastle
Leicester v Swansea
Bolton v Lincoln
Accrington Stanley/Barnet v Gillingham
Manchester United v Kettering/Leeds
West Ham - Arsenal eşleşmesi dikkat çekici. Aston Villa - Blackburn eşleşmesi de iyi olmuş.
Aston Villa: 1 Tottenham:1
Öncelikle burada maça ait bir kaç istatistik vermiştim. Tekrar göz atmakta fayda olabilir. Fenerbahçe - Kasımpaşa maçını izlediğim için, Tottenham'ın maçını izleyememiştim. Sağolsun bir arkadaş tüm maçı atmış rapide, bu sayede izleyip yorum yapabiliyorum.
Harry Redknapp yaklaşık olarak tahmin ettiğim 11'le başladı maça. Ben Dawson'ı kesip Bassong'u oynatabilir demiştim ama Woodgate sakatlığı yüzünden kadroda yer alamayınca, onun yerine Bassong'u oynattı. Aston Villa'da ise tahmin ettiğim kadroda Warnock yerine Beye, Sidwell yerine Reo-Coker oynadı. Beye ve Bassong hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz sezon Newcastle United'ta birlikte oynamışlardı.
Daha önceki yazılarımda Dawson'a güvenmediğimi, her an hata yapabilecek biçimde oynadığını söylemiştim. Maçın henüz 55. saniyesinde saçma sapan işler yapmaya kalkıştı ve başarılı olamadı. Allah'tan golle sonuçlanan bir atak olmadı.10. dakikada Aston Villa'nın golü kornerden geldi. Milner ön direğe kesti topu. Cuellar kafayı vurdu. Ön direkte Assou-Ekotto omzuyla çıkardı topu. Palacios'un marke ettiği Agbonlahor, neredeyse onu da kaleye sokup golünü atacaktı. Bu sezonki 8. golü oldu bu.
20. dakikada Tottenham gole çok yaklaştı. Defoe'nin şutu kaleciden dönüp Dawson'ın önüne düştü. Onun şutunu çizgiden Cuellar çıkardı. İlk yarıda Kranjcar'ın bir şutu dışında maçta pek bir pozisyon olmadı. İki takımda birbirine üstünlük kurmaya çalışsa da başarılı olamadılar. Aston Villa defansında Cuellar'ın etkili oyunu Tottenham forvetlerinin pozisyon yakalamasını zorlaştırıyor. Villa'nın önde olması biraz daha defansif oynamalarına sebep oluyor. Orta sahalarının etkili oyunuyla da Tottenham orta sahasının servis yapmasını zorlaştırıyor. Özellikle Luke Young, Aaron Lennon'a çok yakın oynayıp pozisyon yaratmasına engel oluyor.
İkinci yarıda Tottenham üstün olan taraf. Daha rahat oyun kurup, daha rahat Villa'nın üstüne gidebiliyorlar. Kranjcar'ın uzaktan şutları ve Crouch'un hava toplarındaki etkinliği tehlike yaratıyor. Şaşırdığım bir konu Dawson'ın maçın başındaki pozisyondan itibaren hatasız oynuyor oluşu. 73. dakikada Defoe topu elle düzeltip ağlara gönderdi ama hakem bunu gördüğü için golü vermedi. Gayet açık bir pozisyondu. 76. dakikada ise Tottenham'ın golü geldi. Hem de Dawson'dan! Golü atınca yakın çekimden fark ettim, maça kaptan olarak çıkmış. Belki bu onu motive etmiştir. Hala bir sebep arıyorum bu performansı için, evet. Assou-Ekotto'nun yaptığı orta defanstan döndü. Dawson şık bir vuruşla ağlara gönderdi ama topu kontrol ederken kol ile göğüs karışımı bir kontrol yapmış. Her neyse, bu gol Dawson'ın 2007 kasımından beri attığı ilk gol.
Tottenham galibiyet için baskıyı arttırsa da bir türlü ikinci golü bulamadı. Bu maç da gösterdi ki Tottenham'ın ilk 4 yolundaki en büyük rakiplerinden biri Aston Villa. Özellikle defanstaki Cuellar'ın performansını çok beğendim. Eğer sezonun geri kalanında daa böyle oynadıysa şüphesiz transfer döneminde adını duyacağız. Şahsen Tottenham'a gelmesini isterim. Maç fazlasıyla 3. sırada Spurs. Arsenal eksik maçında puan kaybederse 3. olarak kalacak. Bu sezon bir şeyler olacak gibi diyip nazar değmesin diye tahtalara vuruyorum.
28 Kasım 2009
Aston Villa - Tottenham Hotspur
Bildiğiniz gibi geçen hafta Tottenham, Wigan'ı acımasızca 9-1 yendi. Bu hafta ilk 4'e girmek için kazanmaları gereken bir maç var. Biraz istatistik:
Geçtiğimiz sezon iki maç da 1-2 deplasman takımının galibiyetiyle sonuçlandı. Villa Park'ta oynanan maçta Tottenham'ın gollerini Jermaine Jenas ve Darren Bent kaydederken, Aston Villa'nın tek golü Carew'den geldi. Aynı zamanda son beş maçın dördü 2-1 bitmiş. İkide bir aynı şey oluyor yani, iddaa severlere duyurulur.
Harry Redknapp'in Wigan maçındaki kadroyu bozacağını sanmıyorum. Bir Dawson-Bassong değişikliği olabilir. Onun dışında kalede Gomes, geri dörtlüde Assou-Ekotto-Jonathan Woodgate-Michael Dawson-Corluka, orta sahada Kranjcar-Palacios-Huddlestone-Aaron Lennon, forvette ise Crouch-Defoe ikilisiyle sahada olacaktır Tottenham.
Aston Villa'da Downing ilk defa taraftarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Eğer şans verilirse onun için önemli bir maç olacak. Ben oynayacağını düşünmüyorum ama sonradan oyuna dahil olabilir. Aston Villa'dan da şöyle bir kadro bekliyorum: Kalede Friedel, geri dörtlüde Luke Young-Cuellar-Dunne-Warnock, orta sahada Milner-Petrov-Sidwell-Ashley Young, ileri ikilide ise Agbonlahor ve John Carew.
Jermaine Defoe bu sezon 11'i ligde olmak üzere 12 gol kaydetti. Geçen hafta Wigan'a attığı 5 gol onu gol krallığında ilk sıraya taşıdı. En yakın takipçisi Fernando Torres'in 10 golü var. Aston Villa'nın en skorer ismi ise 6'sı ligde olmak üzere 7 golle Agbonlahor. Geçtiğimiz sezon Agbonlahor, Aaron Lennon ve Theo Walcott ilginç bir şekilde karşılaştırılmıştı. Kriter ise hangisinin daha hızlı olduğu konusuydu. Sanırım net bir karara varılamadı. Sadece hızla olmuyor bu işler. Bence içlerinde en iyi dripling atanı Aaron Lennon. Tottenham'ı tutmamın bununla alakası yok, evet. :)
Tottenham'da tahmin edin bakalım kim sakat? Ledley King! Şaşırdınız mı yoksa? Nasıl bir dizi var bu adamın anlamıyorum ki. Sanırım futbola erken veda edecek. Ayrıca kaza geçiren Cudicini ve ayağı kırılan Modric de kadroda yok. Giovani Dos Santos'un ise durumu maç saatinde belli olacak. Şu klişeyi de kullandım ya, gözüm açık gitmem. Zaten Gio iyi durumda olsa bile bu dizilişte Aaron Lennon ile David Bentley'in arasından sıyrılması çok zor. Gönül izlemeyi çok istiyor ama olmuyor. Aston Villa'da ise Bouma ve Davies'in sakatlıkları sürüyor. Collins'in durumu belli değil ama kadro tahminimde yer vermedim ona. Bence oynamayacak.
Aston Villa kendi sahasında Wigan'a yenildiğinden beri kaybetmiyor. O maç 2-0 Wigan galibiyetiyle sona ermiş. Kendi sahalarında son 5 maçtan 13 puan çıkarmışlar. Ayrıca bu maçtan sonra her maçta gol atmayı başarmışlar. Gol demişken Tottenham ligde en fazla gol atan üçüncü takım. En fazla gol atan takım 36 golle Arsenal, onu takip eden Chelsea'nin 33, Tottenham'ın ise 32 golü var. Aston Villa'nın ise 21 gol attığını görüyoruz.
Spurs yediği 18 golle ligin en fazla gol yiyen 12. takımı. Aston Villa ise bu konuda çok başarılı. Bu sezon yedikleri 13 golle en az gol yiyen 3. takım. Hadi en az gol yiyen takımları da sayalım, 8 golle Chelsea ve 12 golle Manchester United. Bağlantılı bir istatistik olarak da, Tottenham yalnızca 2 kez gol yemeden bir maçı bitirmiş. Bu konuda en kötü ikinci rakım. En kötü takım ise 1 kez ile Wolves. Aston Villa ise 3 maçtan gol yemeden ayrılmış. Demek ki gol yediği maçlarda pek fazla gol yememiş. Bu konuda da en başarılı takım 8 maç ile Chelsea. Onu takip eden takımlar ise ilginç. 5'er maçla Birmingham, Stoke City ve Manchester United.
Maç başına gol ortalamasında Tottenham 2.46 gibi bir rakam yakalamış. Geçen haftaki maç 1-0 bitsetdi ne olurdu diye merak ettim ama çok üşendim hesaplamaya. Üşenmeyen biri olursa, bir yorum atarsa sevinirim. Aston Villa'da bu rakam 1.62 olarak gözüküyor.
Tottenham'ın şöyle ilginç bir istatistiği var; bu sezon en fazla direkten dönen şuta satip takım Tottenham. 8 kez top direkten dönmüş. Ayrıca bu sezon Premier Lig'de 6 kez hat-trick yapılmış, bunların 3'ü Tottenham'lı oyunculara ait. Robbie Keane 1 kez, Jermaine Defoe 2 kez hat-trick yapmış. İyi bi' şey tabi.
Crouch forma giymesi halinde sahadaki en uzun boylu futbolcu olacak. En kısa da Tottenham'dan, Aaron Lennon. Lennon demişken bu sezon 6 asistle Tottenham'ın en fazla asist yapan oyuncusu olduğunu da ekleyelim. Aston Villa'da ise James Milner 6 asistle takımının asist kralı.
Son olarak Aston Villa'nın bu sezon kendi sahasında ortalama 36591 kişiye oynadığını belirtelim. Villa Park'ın kapasitesi 42783.
Tottenham iyi bir şeyler yaptığı haftalardan sonra mutlaka puan kaybeder. Ben yine öyle olmasını bekliyorum. Tabii ki kazansa çok iyi olur ama, Tottenham'dan bahsediyoruz. :) Fenerbahçe maçıyla çakıştığı için izleyemeyeceğim Tottenham'ın maçını ama torrente düşerse maç izleyip bir yorum yapmayı düşünüyorum. İyi bayramlar, iyi hafta sonları efendim.
27 Kasım 2009
Robbie Keane'i rahat bırakın
Yaklaşık olarak böyle demiş Harry Redknapp. Kimi taraftarlar Liverpool'a gidişini hala unutmuş değil. Üstüne bir de bu sezondaki isteksiz görüntüsü ve düşük performansı eklenince, tepki kaçınılmaz oldu. Harry de bunun farkında fakat bambaşka bir noktaya dikkat çekmek istemiş: Robbie Keane'in kişiliğine.
Sahada olmasa bile Tottenham için önemli bir oyuncu. Takım içinde sevilen ve en önemlisi saygı duyulan biri. Bu yüzden kaptanlık bandını taşıyor zaten. Bir iki gol atıp, biraz olsun eleştirileri susturmaya ihtiyacı var bana kalırsa. Dünya kupasında izlemek isterdim. Tamam Fransa'yı izlemek daha fazla keyif verir ama Henry'nin attığı gol ve Afrika'ya nasıl gittiklerini hatırladıkça Robbie Keane'in tayfasını izlemek daha güzel olurdu diyeceğim maçları izlerken.
Robbie Keane demişken, FM 2010'daki hayvani performansına değinmeden olmaz. Döktürüyor resmen. Atıyor, attırıyor... Nazar değmesin.
04 Eylül 2009
Pavlyuchenko kaldı
Geçen sezon 14 milyon euro karşılığı Tottenham'a katıldı Pavlyuchenko. Bekleneni karşılayamadı şimdiye kadar. Şöyle ki; geçtiğimiz sezon 28 maçta forma giydi ve 5 gol attı. Düşük bir rakam tabii ki ama bir de şöyle bir şey var; Tottenham onun gol attığı maçların hepsini kazandı. İlginç bir istatistik.
Transfer dönemininin başlarında Almanlar kafayı takmıştı. Hertha Berlin ve Mario Gomez'i satan Stuttgart onu kadrosuna katmak için girişimlerde bulunduğu haberleri çıktı. Bu haberler kulüpler tarafından yalanlanmadı da doğrulanmadı da. Doğrulanan bir haber geldi bugün, Valery Karpin'den. Spartak Moskova, ki Pavlyuchenko'nun eski takımıdır, iki teklif yapmış. Biri peşin 9 milyon pound, diğeri bir sene kiralık oynaması karşılığı 1 milyon pound, sezon sonunda Spartak'a katılması için 10.5 milyon pound. iki teklifi de reddetmiş Tottenham ve peşin 17.6 milyon pound istemiş. Tok satıcı deniyor ülkemizde böylelerine. Karpin de bizim için absürt bir rakam demiş. Haklı...
Harry iyi bir teklife satılacağını iletmişti. Çünkü Roman, milli takımda oynayabilmek için maç kondüsyonu kazanması gerektiğini biliyordu ve bu yüzden huzursuzdu. Nitekim Guus Hiddink'te ona Tottenham'dan ayrılması yönünde talimat vermişti. Rus bir arkadaşın blogunda aktardığı kadarıyla, Tottenham'da başarılı olamamasının sebebi, AMC diye tabir ettiğimiz bir oyuncusu bulunan sistemde oynayamamasıymış. Eğer Modric arkasında oynarsa çok iyi bir performans gösterebilirmiş. Mağlumunuz Luka sol açık yokluğunda kanatta oynuyordu. Kranjcar transferinden sonra, Modric de iyileşince dönüşümlü olarak sol açık-forvet arkası oynayabilirler. Onun istediği sistem de oluşmuş olur. Tabii ki bunun da bir garantisi yok. Hele oynayacağının hiç garantisi yok.
Niko Kranjcar
Niko Kranjcar transferi İngiliz basınında geniş yankı uyandırdı. Kimi kaynaklara göre 2 milyon pound, kimi kaynaklara göre 2.5 milyon pound gibi bir rakamdan bahsediliyor. Böyle bir transfer için 3'ün 5'in hesabını yapmak doğru değil tabii ki. Sorgulanan şey, Portsmouth gibi maddi olarak sıkıntılı günler geçiren bir ekibin neden bu kadar düşük bir fiyata onu bıraktığı.
Bu soruyu Portsmouth yöneticisi Peter Storrie'ye, ki kendisi bir West Ham taraftarıdır, iletmişler. Niko'nun sözleşmesi sezon sonunda bitiyordu. Nasıl bir teklifle gelinirse gelinsin Portsmouth'la sözleşme uzatmayı düşünmediğini, büyük kulüplerden gelen teklifleri değerlendireceğini söylemiş yönetime. Storrie, Tottenham'a bir oyuncu daha satma fikrini benimseyemese de önlerine gelen tek teklifin Tottenham'dan olduğunu görünce kabul etmek zorunda kalmış. Sözleşmesinin son senesini yaşayan ve uzatmayı aklının ucundan dahi geçirmediğini yönetime belli eden bir oyuncuyu satmak akıllıca bir karar lakin, onun gibi kaliteli bir oyuncu neden bu kadar ucuza satıldı. Bana kalırsa cevabı basit. Bildiğiniz gibi transfer yaz döneminin son transfer gününde gerçekleşti. Eğer satılmasaydı, devre arasına kalacaktı ki sözleşmesinin bitimine 6 ay kalmış olacaktı. Bu sayede isteyen kulüp bonservis ödemeden kadrosuna katabilecekti. Pazarlık için vakit ve Portsmouth'un elinde koz yoktu anlayacağınız.
Tüm bunları göz önüne alıp, böyle bir çalışma yapan Harry Redknapp ve Daniel Levy'i tebrik etmek lazım. Ayrıca kulüpte mutsuz olacağı belli olan bir oyuncunun önünü kesmeyen Portsmouth yönetimini...
2009/2010 öncesi gidenler
Gelenlerin yanında bir de kulüpten ayrılanlar oldu. Öncelikle başa bela Gilberto serbest bırakıldı. Kadroya bile giremediği halde çok bile kaldı. Serbest bırakıldıktan sonra memleketine döndü ve Cruzeiro ile anlaştı. Ricardo Rocha, defans krizinin yaşandığı bir dönemde Tottenham'a katıldı. Birkaç maç görev alsa da çok yetenekli bir oyuncu değildi. Mevkinin esas sahipleri dönünce kulübeyi bile göremez oldu. Bu transfer dönemi başında serbest bırakıldı. Standart Liege forması giyiyor şimdi. Genç takımdan da oldukça fazla oyuncuya teşekkür edilerek gönderildi. Bu oyunculardan S. Dawkins, K. Fraser-Allen, C. Hughton, D. Hutchins Yeovil'le anlaştı. D. Hutton, J. Maghoma, T. Mtandari, S. Asajile, M. Clare, J. Dalton, A. Shehu ise hala kulüp arıyor.
Troy Archibald-Henville her sene olduğu gibi bu sene de kiralık olarak gönderildi. Bu sene de Exeter formasını terletecek. Defansta oynuyor bilmeyenler için. Kaleci Ben Alnwick de kiralık gidenlerden. Norwich City ile anlaştı. Diğer kalecilerden David Button Crewe'e, Oscar Jansson Exeter'e gitti kiralık olarak. Jack Livermore Derby'e, Jonathan Obika Yeovil'e, Adel Taarabt QPR'a kiralandı. Bu isimlerin arasında gelecek için en umut vereni tabii ki Adel Taarabt. QPR'da iyi başlamış duyduğuma göre. Jack Livermore da bir başka umut veren isim. Maç tecrübesi kazanmaları iyi olacak. Jamie O'Hara da kiralık olarak Portsmouth'a katıldı. Yönetim ona bir kıyak yaparak kulüpte hala yeri olduğunu, sadece maç kondüsyonu kazanması için gönderildiğini belli etti. Kiralık olarak Portsmouth'la anlaşmadan hemen önce sözleşmesini uzattı.
Satılan futbolcular da oldu tabi. Bunlardan getirisi en fazla olan Darren Bent oldu. 16.5 milyon pound'a Sunderland'li oldu. Gönderilmeden önce onu Çin'de oynanacak hazırlık maçlarının kadrosuna almayan Harry Redknapp'e ve onun için gelen teklifleri düşük bulduğu için reddeden başkan Daniel Levy'e twitter sayfasından saydırdı. Her ne kadar kulübün resmi sitesinden bir özür mesajı yayınlasa da iş işten geçti tabi. Bu yönetim ve bu hoca takımın başındayken onu bir daha Tottenham formasıyla görmemiz zor. Sunderland'deki kariyerine de iyi başladı. Bolton ve Chelsea'ye birer gol iteledi.
Kevin Prince Boateng Portsmouth yolunu tuttu. Geçtiğimiz sezon Borussia Dortmund'a kiralanmıştı. Hava değişimi iyi gelir, kendini toplar diye umuyorduk ama Dortmund'ta da kadroya giremedi. Üstüne üstlük bir de sakatlık geçirince Borussia sezon sonunda onu kadrosuna katmakla hiç ilgilenmedi. 4 milyon pound ödedi bu transfer için Pompey. İyi para. Hele bir de Niko Kranjcar'ın 2.5 milyona geldiği düşünülürse çok güzel. Pascal Chimbonda Tottenham'dan Sunderland'e geçmişti hatırlarsınız. Yarım sezon oynadıktan sonra Tottenham yeniden kadrosuna kattı. Yarım sezon da Tottenham'da oynadıktan sonra Blackburn yolunu tuttu. 1.8 milyon maliyeti. Eğer Rovers onu sol bek oynatmak için aldıysa sabır diliyorum kendilerine. Bir başka bek, ki ben kendisinden umutluydum, Chris Gunter 1.75 milyona Notthingham Forest'lı oldu. Juande Ramos döneminde kadroya katılmıştı. İlerleyen zamanlarda tekrar Tottenham'da görmek isterim.
Bu transfer döneminin en çok para getiren ikinci oyuncusu Didier Zokora. 8.5 milyon Pound'a Sevilla'nın yolunu tuttu. Bana kalırsa Huddlestone'dan daha iyi oyuncu şimdilik ama iyi bir teklif olduğu için satıldı. O da teklifi duyduğunda gitmek istediğini iletmiş zaten. Hayırlısı olsun.
2009/2010 öncesi gelenler
Yaz dönemi transferleri bitti. Tottenham bu döneme biraz yavaş başlasa da, geleneği bozmadı ve hızlı bitirdi. Kadroya £12m'a(8+4) Sebastien Bassong'u kattı öncelikle. Küme düşen Newcastle'dan defans oyuncusu almak ne kadar mantıklı olur derseniz, bilemem. Lakin 86 doğumlu bu arkadaş Premier Lig'e kapağı erken atmasıyla kaliteli bir oyuncu olduğunu belli ediyor. 16 ağustos 2009'da oynanan Liverpool maçında da golünü attı. Metz kariyerinde 79 maçta 1 gol atan, Newcastle United formasıyla 30 maçta ağları havalandıramayan bir oyuncunun ilk maçında golle buluşması sevindirici. Ledley King ile sanki senelerdir bir arada oynuyor gibi bir görüntü sergilediler iki maçta da. Defans bölgesinde sakatlıklar yüzünden sıkıntı yaşayan Tottenham'a ilaç gibi geleceği aşikar. Bir defans oyuncusu daha alınsa fena olmazdı. Bir isim üzerinde yoğunlaşılmış fakat olmamış, ona da daha sonra değinelim.
Harry eski öğrencilerini kulübe katmaya devam etti. Peter Crouch altyapısından yetiştiği lakin hiç forma giyemediği kulübüne geri döndü. Transferinin ilk günlerinde eleştirmiştim bu hareketi. Nitekim Tottenham kadrosunda bolca forvet vardı. Allah'tan Darren Bent gitti de yer açıldı. Her neyse Crouchie 10 milyon pound'a patladı Tottenham'a. Geçtiğimiz hafta sakatlanan Modric'in yerine oyuna girerek golünü attı. O oyunda olduğu süre içerisinde, Galatasaray'ın Hakan Şükür varken bir dönem oynadığı şekilde oynadı Tottenham. Topu şişirdikçe şişirdi Crouch'a. Hakkını yemeyelim, o da bu topları olumlu kullandı ama ilk 11'de başladığı maçlarda bu hataya düşülmez inşallah.
Harry'nin bir diğer eski öğrencisi Niko Kranjcar. Luka Modric'in Birmingham maçında fibula kemiğinin kırılmasıyla sahalardan 3-5 ay uzak kalacak olmasının üstüne ilaç gibi geldi bu son gün transferi. Daha önce Dinamo Zagreb, Hajduk Split ve Porstmouth formaları giydi. Yabancılık çekeceğini sanmıyorum. Hem İngiltere'ye alışık hem de 2 tane daha Hırvat var Tottenham kadrosunda. Modric ve Corluka ona yardımcı olacaktır. Bu transferin maliyeti ise, ben hala inanmıyorum, oldukça düşük konuşulanlara göre. 2.5 milyon pound! Tabata'nın 8 milyon euro ettiği günümüz futbolunda çok iyi bir rakam. Modric'in iyileşmesiyle Kranjcar sol kanada, Modric forvet arkasına geçer diye umuyorum. Ummakla kalmıyor istiyorum.
Sheffield'tan iki oyuncu katıldı kadroya. İki genç yetenek. Bu iki oyuncu için Everton ile mücadele ettim Tottenham ve haliyle kazandı. Bu oyunculardan ilki Kyle Naughton. Defansın ortasında ve bek olarak görev alabiliyor. Yetenekli bir oyuncu olduğunu duydum ama tam anlamıyla bir fikrim yok. Tıpkı bir diğer Sheffield'lı Kyle Walker gibi. Zaten onu hiç izleme fırsatı bulamadık çünkü Sheffield'a geri kiralandı. Maliyetlerine gelirsek Naughton için 5 milyon, Walker için 3 milyon ödenecek. Bir transfer daha var sessiz sedasız gerçekleşen. Anton Blackwood katıldı Tottenham'a. Arsenal altyapısından serbest bırakıldı ve Tottenham'a imza attı. Bu şekilde O'Hara da kadroya katılmıştı hatırlarsınız. Yanlış biliyorsam düzeltin.
15 Ağustos 2009
2009/2010 sezonu Tottenham Forma Numaraları
Forma numarası - İsim - Formanın arkasında yazacak olan isim şeklinde sıralanmış. Resimdeki ise Gary Lineker'in giydiği forma. Keşke hep böyle kalsaydı formalar.
1 Heurelho Da Silva Gomes - GOMES
2 Alan Hutton - HUTTON
3 Gareth Bale - BALE
5 David Bentley - BENTLEY
6 Tom Huddlestone - HUDDLESTONE
7 Aaron Lennon - LENNON
8 Jermaine Jenas - JENAS
9 Roman Pavlyuchenko - PAVLYUCHENKO
10 Robbie Keane - KEANE
12 Wilson Palacios - PALACIOS
14 Luka Modrić - MODRIĆ
15 Peter Crouch - CROUCH
16 Kyle Naughton - NAUGHTON
17 Giovani Dos Santos - GIOVANI
18 Jermain Defoe - DEFOE
19 Sebastien Bassong - BASSONG
20 Michael Dawson - DAWSON
21 Pascal Chimbonda - CHIMBONDA
22 Vedran Ćorluka - ĆORLUKA
23 Carlo Cudicini - CUDICINI
24 Jamie O'Hara - O'HARA
25 Danny Rose - ROSE
26 Ledley King - KING
28 Kevin Prince Boateng - BOATENG
29 Jake Livermore - LIVERMORE
30 Dorian Dervite - DERVITE
32 Benoit Assou-Ekotto - ASSOU-EKOTTO
39 Jonathan Woodgate - WOODGATE
