UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Aralık 2009

GS - Panathinaikos

UEFA Avrupa Ligi F grubundaki 5. maçımızda Panathinaikos'u Ali Sami Yen'de ağırlıyoruz. Geçen sezon da bir Yunan takımı Olympiakos'u Kewell'ın kafa golüyle devirmiştik. Bu maçta da yenilmemiz durumunda grup liderliğimiz devam edecek. İçerdeki Sturm Graz maçında 2 puan kaybetmeseydik çok daha rahat çıkabilirdik bu maça. Son haftalardaki GS performansı soru işaretleri yaratsa da avrupa kupalarındaki anlayış grup liderliğini garantileyeceğimiz bir maç olacağını gösteriyor (inşallah).
Bu sezonki 11. avrupa kupası maçımız ve bu maçlarda 30 gol atıp sadece 6 gol yedik. En golcü oyuncumuz da attığı 7 golle Nonda. Daha detaylı bilgiler için tıklayınız.

Twente 0-1 Fenerbahçe

Avrupa kupalarında ülke punaı sıralamasında çekiştiğimiz Hollanda'nın lig lideri takımını deplasmanda yenmeyi başardı Fenerbahçe. Bu sonuçla son maçlar öncesi grupta liderliğini de garantileyerek önemli bir avantaj elde etti. İlk maçta Saracoğlu'nda Twente'ye 2-1 kaybettikten sonra grup liderliği için pek umut yoktu bende ama sonra Twente gitti önce kendi sahasında Steaua Bükreş ile berabere kaldı sonra da Sheriff deplasmanında mağlup oldu ve elindeki avantajı yitirdi. Hollanda liginde en üstte olmak belki de Avrupa ligini biraz arka plana atmış olabilir.

Maça gelirsek maçı değil ama sonrasında geniş özeti izledim. Bir sürü önemli pozisyon vardı. çizgiden çıkartılan , direkten dönen toplar falan.. belli ki maçı Twente de koparıp alabilirmiş. Bakalım Daum'un bundan sonraki avrupa macerası nasıl devam edecek?

21 Mayıs 2009

UEFA Kupası Shaktar'ın


Son Uefa kupası dün gece sahibini buldu. Lucescu 2004'te geçtiği takımının başında, 5 yılın sonunda, avrupada kupa kaldırdı. Bir sisteme gösterilen sabrın eseridir bu. Keşkelerle izlendi bu final.
Gerçi ben, okulumuzdaki bahar şenlikleri dolayısıyla maçı izlemeye fırsat bulamadım; ama okuduğum yorumlardan sonra bir şey kaybetmediğimi düşünüyorum. Futbol kısmına değinmiyorum, bir finalde benim için en önemli olan şey maç sonu ve kupa törenidir. Maç sonunda kaçarcasına reklama gidilmiş ve kupa törenini de daha sonra banttan yayınlanmış. Ama biz buna alışkınız Türkiye'de her maçtan sonra bu böyle. Güzel bir yayıncılık anlayışına bir gün kavuşmak ümidiyle..

20 Mayıs 2009

Kısa Kısa Transfer Haberleri

  • İlk haberler Celtic'ten. Nakamura'ya geri dön çağrısı gelmiş ülkesinden. 8 yıllık ayrılık canlarına tak etmiş olacak ki, Yokohama döndürmek için kolları sıvamış.
  • Celtic'ten ikinci haber de Scott Brown ile ilgili. Tottenham teklif yapmış. 8 milyon gibi bir rakamdan bahsediliyor. Brown bu sene İskoçya'da yılın oyuncusu seçilmişti. Orta sahada oynayan ve İskoçya iç transfer rekorunu elinde bulunduran bir adam. Radknapp çok istiyormuş deniliyor.
  • Tottenham'la devam edelim. Lazio'nun forveti Goran Pandev tekrar gündeme geldi. Geçtiğimiz transfer döneminde de adını sıkça duymuştuk ama transferi Robbie Keane ve Jermaine Defoe'nun dönüşüyle gerçekleşmemişti.
  • Finalde gözler Mesut Özil'in üzerinde olacakmış Independent'ın haberine göre. Bu büyük maçtaki, Diego'nun eksikliğini hissettirmez, yükü kaldırabilirse Premier Lig kulüpleri Werder'in kapısını çalacakmış. Ayrıca Tim Weise, Clemens Fritz, Fernandinho, Jadson, Ilsinho ve Willian da izlenecekmiş. Kahvaltı öncesi bu kadarı yeterli. Hepinize günaydın!

20 Aralık 2008

UEFA Kupası Son 32

Şampiyonlar ligi gibi uefa kupasında da kuralar bugün çekildi. Son 32 ve son 16 turlarında birbirleriyle oynayacak takımlar belli oldu. Galatasarayımız ise fena bir kura çekmedi. İlk maç 18-19 şubatta deplasmanda, ikinci maç ise 26 şubatta istanbulda oynanacak. İlk maçın deplasmanda oynanacak olması güzel. zenit, werder bremen, shaktar ve fiorentina gibi takımların yanında aalborg' dan sonra tercih edilebilcek bir takım. son 2 yılda 3 kez karşılaşıp yenmeyi başaramadık. geçen seneki uefa kupası gruplarında deplasmanda ilk yarıyı 1-0 önde bitirmemize rağmen ikinci yarıda maçı 2-1 kaybetmiştik. Bu sefer şans bizden yana olmalı, en azından Ali Sami Yen'de :)

Paris Saint-Germain - Wolfsburg
Kopenhag - Manchester City
Nec Nijmegen - Hamburg SV
Sampdoria - Metalist Kharkiv
FC Braga - Standard Liege
Aston Villa - CSKA Moskva
Lech Poznan - Udinese
Olympiakos - Saint-Etienne
Fiorentina - AFC Ajax
Aalborg - Deportivo La Coruna
Werder Bremen - AC Milan
Dinamo Kiev - Valencia
Zenit - Stuttgart
Bordeaux - Galatasaray
Olympique Marseille - Twente
Shakthar Donetsk - Tottenham

28 Kasım 2008

NEC Nijmegen: 0 - Tottenham: 1

Tottenham sahaya 4-4-2 ile çıkmış. Geri dörtlüde; Chris Gunter, Michael Dawson, Jonathan Woodgate, Gareth Bale. Orta alanda; Bentley, Zokora, Huddlestone, O'Hara. Forvette de Frazier Campbell ve Darren Bent.
Aslında daha farklı bir galibiyet bekleyebilirdik ama önemli olan 3 puandı. Golü O'Hara atmış. Redknapp zeminin kötülüğünden söz etmiş. Topu dolaştırmada zorluk çektiklerini fakat 3 puanı alıp işlerini yaptıklarını belirtmiş. Tottenham büyük ihtimalle 2. olarak gruptan çıkacaktır. Şampiyonlar liginden gelecek olan takımla eşleşmek dezavantaj gibi görünüyor fakat, oradan kimin geleceği belli olmaz. Udinese'nin önümüzdeki maçını kaybetmesi durumunda işler değişebilir. İkili averajda Udinese'nin avantajı var. 2-0 kazanmışlardı Tottenham maçını, Juande Ramos zamanında. Teyy teyy...
Yürüyedur Tottenham!

07 Kasım 2008

Benfica - Galatasaray


Saat 20:00 civarıydı. Zemin futbola müsait, hava şartları futbola müsaitti. İki takımda maç için hazırdı. Fakat ben değildim. Pivot Santrafor'u aradım. Açtı telefonu. "Naber lan Pivot?" dedim, "İyiyim senden naber?" dedi, "Ben de iyiyim sağol dedim" sonra dedim ki "Gel maçı beraber izleyelim", o da yok hafız "Sınav falan var dedi" ben de "Tamam lan gelmezsen gelme" dedim ve kapattım telefonu.

Pivot yoktu, ama cips vardı kola vardı bira vardı. Yemişim Pivot'u. Saat 21:30 oldu ve maç başladı. Ben de bir mağlubiyet havası hakimdi. Pivot da ne hakimdi onu bilmiyorum ama. Maçın 1. dakikasında Lincoln'le, 2. dakikasında da Ümit Karan'la pozisyona girdi Galatasaray. "Noliy la?" dedim kendi kendime. Herhalde Pivot da demiştir. Bu arada maç devam etkmekteydi fakat Galatasaray'ın ilk 2 dakikasında ürettiği pozisyonlardan başka adam akıllı bir pozisyonu yoktu, fakat pozisyon da vermiyordu. Kötü değildi takım, şahane pas yapıyordu. Ha bu arada Pivot "Noliy la?" dememiştir, dersteydi çünkü o esnada.

Devre arası oldu, gittim iki lokma bişey yedim, su içtim, biraz zapping yaptım falan...

2. yarı başladı, sahada muazzam bir Galatasaray vardı. O çok klişeleşmiş, herkesin dilinde 2000 ruhu geri dönmüştü sanki... Paslar, yardımlaşma, alan daraltma, teke zortlatma, her şey vardı Galatasaray'da. Mağlubiyet havasının hakim olduğu müsabakadan muazzam futboluyla galip ayrılmıştı Galatasaray... Sadece hücumda değil, savunmada da olağanüstü bir Galatasaray izledim ben. Pivot da izlemiştir.

Galatasarayımız için talihsiz bir günde böyle bir galibiyet almak ilaç gibi geldi...

Bu maçtan sonra gözümüzü Kadıköy'e çevirdik, hem 2 gün sonrası için hem de Mayıs'taki UEFA kupası finali için...

Pivot sen de çevirdin mi lan?

Benfica 0 - 2 Galatasaray


Estadio da Luz' da kimsenin beklemediği bir skor aldı Galatasaray. Maçın ilk yarısını izleyemedim ama 2. yarıda oynanan oyun keyif verdi. Bir kere en çok dikkat çeken nokta; ayağa pas yapan, ileriye gelişi güzel-dandun- toplar atmayan bir takımın sahada olmasıydı. Emre'nin golünden sonra takımın geri çekilmesini beklerdim. Skorda olduğu gibi burda da yanıldık. Golden sonra pozisyon vermeden üstüne bir de 2. golü atarak rahat bir şekilde maçı bitirdik.
Bu skorun ortaya çıkmasında en önemli etken, kewell'ın yokluğunda geri dörtlü-ayhan-meira bloğunun bozulmamasıydı. bunun yanı sıra arda ve lincoln de kazanılan topları olumlu kullandılar. belki biraz da benfica'nın zaaflarından olacak ama lincoln'ün de çoğu pozisyonda ayakta kalmayı başarması, Galatasaray' ı oyunun hakimi yaptı. Uefa'daki bir sonraki maç ise Metalist ile 27 kasımda Ali Sami Yen' de grup liderliğini getirecek maç...

Bir eleştiri de Baros'a: At onları be gözüm!

24 Ekim 2008

Hangi birini yeneceksin Tottenham? #3

Tottenham UEFA'ya da kötü başladı. Udinese'ye 2-0 yenildi. Artık sadece Juande Ramos'un değil, Daniel Levi'nin de istifa etmesi gerekiyor. Takım hakkında söyleyecek söz yok. Bulunduğu yeri haketmeyecek kalitede bir kadrosu var. Tüm kupalar elden gidiyor. Juande beyefendi buyurmuşlar ki; "UEFA'daki henüz ilk maç". Ben de diyorum ki ligdeki 8 maça ne demeli? Önümüzdeki maçlara bakacağız. Bolton maçı çıkışa vesile olur inşallah.

Galatasaray 1 - 0 Olympiakos


Gol: Harry Kewell, dk:25

Skorun aslında daha da farklı olması gerekirdi, fakat son dakikada o ilginç golü yemediğimize şükretmek gerek. Hepsini geçtim; bu akşam sahada özlediğimiz futbol, tribünlerde ise inanılmaz bir atmosfer vardı.

23 Ekim 2008

Galatasaray - Olympiakos #1

Galatasaray' ın hücumda bir sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum ama defansif problemler yine su yüzüne çıkacak bu maçta. Steau Bükreş maçında olduğu gibi meira yine ön liberoda oynayacak büyük ihtimalle. Trabzon maçında oynayan kadro ilk 11' de başlayacak. o maç her ne kadar 3-0 bitmiş bile olsa, Trabzonspor oldukça beceriksizdi. skor çok daha değişik olabilirdi. Ama olympiakos kesinlikle trabzonspor' dan daha kaliteli ve yakaladıkları şansları değerlendireceklerdir.
Maçtaki kilit oyuncular Kewell ve Arda olacaktır. Bu ikisi bir şeyler yaptı mı Galatasaray kazanmaya daha yakın taraf olur. Tabi maç içinde sağ ve sol kanadı paylaşımları çok önemli. Olympiakos cephesindeki önemli oyuncuların eksikliğini de galatasaray değerlendirebilmeli.
Orta sahada oynayacak Ayhan ve Meira' ya gelecek olursak; oyuna çok fazla olumlu katkı yapmalarını beklememek lazım.
Herşey yolunda gider ve bu maç kazanılırsa ileriki maçlar için de büyük moral olur. Hadi hayırlısı...

14 Mart 2008

Zenit ve Irkçılık


Zenit deplasmanda 3-1 kaybettiği Olympique Marseille karşısında kendi sahasında 2-0 kazanınca turu atlamıştı. Fakat şimdi tur tehlikeye girdi. Neden mi? Sebebi ırkçılık!

Üstteki resimde görüldüğü üzere, yanılmıyorsam Ku Klux Klan'ı hatırlatan maske ve sahaya muz atılması tribünlerin Marseille'deki oyunculara karşı nasıl bir tepki gösterdiğini açıklıyor sanırım.

Taraftar dediğin tabii ki takımını destekleyecek ve rakibi baskı altına almaya çalışacak ama bu tarz hareketlerle değil. Aşağılayıcı ve ırk ayrımına yönelik bu hareketlerin futboldan uzak durması, geriye futbolun güzelliklerinin kalması lazım!

Özellikle son yıllarda FIFA ve UEFA'nın ırkçılığa gösterdiği tahammül sıfır. Haklılar da. Bakalım nasıl bir ceza ön görülecek.

13 Mart 2008

UEFA


Bana göre süpriz sonuçlar oldu UEFA'da. Tottenham ve Everton'ın penaltılarla elenmesi beklemediğim sonuçlardı. Juande Ramos kaldığı yerden devam edemedi.
UEFA'da bugün de iki maç oynanacak:
Werder Bremen - Glasgow Rangers
Sporting Lizbon - Bolton

25 Şubat 2008

UEFA Eşleşmeleri


Anderlecht - Bayern Münih
Olympique Marseille - Zenit St. Petersburg
Fiorentina - Everton
Bayer Leverkusen - Hamburg
Tottenham Hotspur - PSV Eindhoven
Benfica - Getafe
Glasgow Rangers - Werder Bremen
Bolton Wonderers - Sporting Lisbon

Tottenham açısından bakacak olursam gayet iyi bir kura. Bu sezon PSV'yi Fenerbahçe karşısında canlı izleme şansı da buldum. Tottenham kalitesiyle bu turu atlar, atlayamazsa benim açımdan çok büyük bir süpriz olur.
Akla ister istemez şöyle bir soru geliyor: "Acaba Juande Ramos bıraktığı yerden devam mı edecek?"
Mağlumunuz Sevilla'da görev aldığı son iki senede de UEFA kupasına uzandı. İnşallah diyorum...

İlk maçlar 6 Mart'ta rövanşlar ise 12 Mart'ta oynanacak.



 
^

Powered by BloggerFlamboyant Striker by UsuárioCompulsivo
original Washed Denim by Darren Delaye
Creative Commons License