30 Ekim 2008

Vişnevski!



- şu andan itibaren D10s' un takımına hazırlık maçları için messi' yi göndermeyi reddetmek günah mı sayılacak?

dios (D10s)' un ispanyolcada tanrı anlamına geldiğini de hatırlatalım.

Kazım! Cezalısın!

Bildiğiniz gibi Kazım Ankaragücü maçında hakeme küfür ettiği için atıldı. Atılmadan önce de pek iyi oynamıyormuş. Neyse konumuz bu değil. Kazım'a son maçta atıldığı için ceza verilmiş. Geç kalınmış bir cezadır bu. Geçtiğimiz haftalarda kutsal kabul ettiğimiz Fenerbahçe formasını sinirlenip yere atan da oydu. Esas cezayı o zaman haketmişti. Biraz hafızalarımızı tazelersek, daha sonra Galatasaray'da da top koşturan Tomas formayı attığında takımdan gönderilmişti.
Kazım yetenekli bir futbolcu. İstikrar ve disiplin kazanması lazım. Unutmasın ki o formayı sahada bir kez terletebilmek için ölebilecek insanlar var.
Cezalısın Kazım! Geç de olsa cezalısın...

Bitmesin bu rüya #1

Densizin biri Raul'e futbolu ne zaman bırakacağını sormuş. Raul'de 3 yıl daha en üst seviyede oynayacağını belirtmiş. Henüz yaşı 31. Onun gibi bir futbolcu için yüksek bir rakam değil. İnsan çocukluğunda futbolcu denildiğinde aklına gelen ilk isimlerin bir bir futboldan kopmasını kolay sindiremiyor.
Böyle bir seri başlatıyım dedim. Kimilerine göre futbolunun sonbaharındaki oyuncuları arada bir anarız, güzel olur.

Brave Hull City finally lose!

Bir CM&FM tabiriyle attık başlığı. Hull City Chelsea'ye 3-0 kaybetti. Bundan önceki maçlarda 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet almışlardı. Hatta son 6 haftada 5 galibiyet, 1 beraberlikle sezon başında çoğu kişinin (ben dahil) tahmin edemeyeceği bir form yakaladılar. Maçı izleyemedim henüz fakat Lampard'ın insan üstü bir gol attığı kulağıma çalındı. Felipao gol için; "Hayatımda gördüğüm en güzel gollerden biriydi. Müthişti!" demiş. Premier Lig'den bu kadar bahsetmişken, Lig TV'yi de bir kez daha anmadan olmaz. Sana laflar hazırladım Lig TV! Ne istedin, ne istiyorsun bizden?

Goodbye White Hart Lane!

WHL beğendiğim statlardan biridir. Çok aşırı konforlu, yeni veya büyük olmamasına rağmen çok güzel bir stat. Her güzel şeyin sonu var. Onunki de yavaş yavaş geliyor. Tottenham da Arsenal'in yaptığı gibi eski stadının yakınlarına bir yere yeni stadını dikecek. 60.000 kişilik olacak stadın ismi şimdilik muallakta. Çünkü Tottenham yönetimi stadın isim hakkını satarak gelir elde etmeyi planlıyor. White Hart Lane ne olacak şimdilik bilmiyorum.

Gunners: 4 Spurs: 4

Redknapp ilk derbisine Emirates'de çıktı. Türkiye'de bir derbi böyle bir sonuçla bitse çok hastaneye kaldırılan olurdu. Belki de İngiltere'de de olmuştur, kim bilir...
Bentley'in attığı golde kaleci hatası fazlaca olsa da, çok güzel bir gol. Ordan kaleye vurmak, hele bir de o şekilde vurmak bir çok futbolcunun aklına gelmez.
JJ'in attığı gol de çok güzeldi. Açıkçası sol ayağıyla böyle bir gol atmasını ben beklemezdim. Çalışmadığım yerden vurdu, attı.
Modric'in direkten dönen topundan sonra gelen gol de göze hoş geldi. Rakip takım diye söylemiyorum ama Arsenal'in golleri Tottenham'ınkiler yanında silik kalmış. Derseniz ki "güzel goller ikilik mi sayılıyor?" hayır! Ama insan güzel goller görmek istiyor yahu.
Bu beraberliğe rağmen Tottenham hala sonuncu. Gelecek için biraz daha umutluyuz. Takım yavaş yavaş potansiyelini göstermeye başladı. Redknapp önümüzdeki maç olan Liverpool maçı için meydan okumaya başlamış. Maçın White Hart Lane'de olması avantaj. Tottenham'ın bu maçı kazanması halinde, oyuncuların kendine güveni tamamen yerine gelir. Gel gelelim zor bir maç, Liverpool formda. Kısfmet...

Futbola YENİ'den bak!

Reklam gibi bir başlık oldu ama idare edin artık. Sergen'in yorumlarıyla enteresanlaşmış bir langırt oyunu. Girin bir bakın derim ben... Eğlenceli olmuş. Adres burası.

29 Ekim 2008

Maradona geri döndü

Doğum gününde açıklanacağı söylenen anlaşmayla D10s Arjantin milli takımının başına geçecek. Yeşil sahada izleme olanağı bulamayan ben ve yaşıtlarım için yeşil sahanın kenarında da olsa, onu izlemek büyük bir keyif ve heyecan olacak. Dünya kupasını öperken çekilmiş resimlerdeki gibi bir kez daha poz verme imkanı var. Oynatacağı taktikten tutun da, çağıracağı futbolculara kadar her şey merak konusu. Şimdiden sabırsızlanmaya başladık. Umarım futbolculuğuyla paralel bir hocalık kariyeri olur. O alanda da en iyiler arasına adını yazdırır.
Artık "O benim veliahtım" dediği oyunculara gün doğmuştur. Ortega? Yoksa?

28 Ekim 2008


Xabi Alonso‘ nun attığı gol hem Liverpool’ a King’s Road’ da galibiyeti getirdi hem de Chelsea’ ye 86 maç aradan sonra kendi sahasında mağlubiyeti tattırdı. Chelsea en son 2004 şubatında Arsenal' e kaybetmişti.
Bu sezon yayın yapan kanallar yüzünden premier lig maçlarını takip etmeye pek fırsat bulamıyorum. Liverpool ise premier lig’ de şampiyon olmasını istediğim tek takım. 1992-1993 sezonunda kurulan premier lig’ de şampiyonlukları yok. son şampiyonlukları ise fırtına gibi estikleri 80 şi yılların sonunda, 1989-1990 sezonunda geldi. Her sene lige büyük umutlarla başlanır ama daha ilk 10 haftada yarıştan kopulurdu. Rafa Benitez ile girilen yeni yapılanma ile de ligde şampiyonluk gelmemiş fakat 2005 yılında şampiyonlar ligi kupası kazanılarak büyük bir başarıya imza atılmıştı. Bu sezon ise işler “şimdilik” farklı gözüküyor. şu an 9 maçta topladıkları 23 puanla liderlik koltuğundalar. Tabi önemli olan bu liderliği sene sonuna taşıyabilmek. bizim tek yapabileceğimiz bekleyip, görmek. Bakalım “o gece bu sene” mi?



 
^

Powered by BloggerFlamboyant Striker by UsuárioCompulsivo
original Washed Denim by Darren Delaye
Creative Commons License